Ana içeriğe atla

Tazelenme Zamanı.

Minik meleğim uzun zaman oldu sana bir şeyler yazmayalı. Son yazılarımı karalarken doğum gününe hazırlık telaşındaydık. 1 koca yılı birlikte, sağlıklı ve mutlu geçirmemizi kutladık. Doğum günü kutlaman ile ilgili başka bir yazı yazarım bu yakınlarda. Üzerinden bir ay geçti ama yazamadım pek bir şey. Zor bir dönemden geçtik ailece. Sızısı biraz geçene kadar da elim gitmedi klavyeye. İçimde hiç bir şey için heves kalmamıştı. Çaresizlizliğin insanın elini kolunu bağladığı, içinde hayata tutunan bağlarının çoğunu kopardığı, isyanın kıyısında yürüdüğümüz bir dönemi atlattık. 

Detaylarını ve ne olduğunu buraya yazmanın ne sana ne de bize bir faydası olmayacağı için sana ait bu günlükteki bütün detaylarını yaşanmamışcasına sildim. Hafızalarımızdan da silinip gitsin diye. Zaman her şeyin ilacı diyorlar. Dedikleri gibi de oluyor yavaş yavaş. Yeni bir başlangıç, taze bir heves için insanlara şans uğrar bazen. Bugün tekrar sana bir şeyler yazmamı sağlayan iki taze nefes çektim içime. 


Biri, senin bir iki gün önce çektiğim  uykulu resmin, diğeri ise iliklerime kadar ısıtan baharın ilk güneşi. Değiştiremeyeceğin şeyler için üzülme derdim ya önceki yazılarımdan birinde. Becerebiliriz bunu sanırım. Ne kadar daha nefes alacağımızı bilmediğimiz bir hayat var önümüzde. Son bir aylık sıkıntılı süreçte seni hak ettiğin ilgiden mahrum bıraktığımız için özür dilerim. 

Baharla birlikte yeniden başlayabiliriz şimdi.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Elmyra Duff

Uzun zamandır bir köpeğimiz olsun istiyorum ben. Her fırsatta söylerim annene. Annen köpeklerden çekinir. Köpeklerden hoşlanmaz diyemem sadece uzaktan sevmeyi tercih eder. Yanlarına sokulmaz, hatta bir köpek ona doğru yaklaşırsa genelde kaçacak delik arar. Bu yüzden köpek besleme sevdası bahçeli bir evimiz olana kadar rafa kaldırılmıştı. Ortaköy'de oturduğumuz zamanlarda kendimize ait bir kedimiz olmuştu. Mısırdı adı. Ona bakıp büyütmek bile ciddi sorumluluk istiyordu.Sonra anneannene devrettik o sorumluluğu. Kendimize zor bakıyorduk o zamanlar. :) Hayvan sevgisinin çocuk gelişiminde çok önemli bir rolü olduğu, evde evcil bir hayvan ile birlikte büyümenin çok olumlu katkıları oluğunu duyuyoruz, okuyoruz. Ama hali hazırda apartman dairesinde yaşarken, hakkını vererek evcil bir hayvanı sahiplenmeye hazır olmadığımızı ben de kabul ediyorum artık. Bahçeli bir eve geçersek ilerde ilk işim bir köpek almak olacak ama. Çünkü sen de benim gibi bayılıyorsun köpeklere. Şimdiye kadar tatsız b...

Yaz gibisi var mı ?

Ben yazcı biri değilim aslında. Ne melankolik bir yapım var ne de hüzne düşkünüm ama yine de sonbaharcı diyebilirim kendime. Ne kazak giyecek kadar serin, ne pişik olacak kadar sıcak olsun isterim hava. Ama seninle birlikte hayatımızda değişen birçok şey gibi favori mevsimimin de değiştiğini fark ettim. Artık ben de yazcıyım. Son bir iki gündür İstanbul'u sel götürdüğünde daha da iyi anladım sıcağın kıymetini. Çünkü sevimli tosbağamız eğer günün tamamını evde geçirmek zorunda kalırsa çok keyifsiz oluyor. Evet senden bahsediyorum. Bana kalsa geçerim TV'nin karşısına akşama kadar patlamış mısır ve film yaparım. Hatta annenle eskiden 13 saat aralıksız dizi izlemişliğimiz de vardır. :)) Artık onlar mazide kaldı zaten. Şimdi evde içine duracell kaçmış 10 kata kadar daha enerjili bir tosbağamız olduğun için, odalar arası sprintler, yastıklarla yapılan grekoromenler, attiler ve tuttiler ile yetinemiyoruz. Rutin bir şekilde anneannen seni sabah kahvaltıdan sonra ve öğle uykundan sonra ...

Uykucu Şirin

Dünyada en tatlı zaman harcama yöntemi uyku kurabiyem. Büyüdüğünde babanı daha iyi anlayacaksın. Şimdi bolca vaktin oluyor uyumak için. İleride eğer bana benzerse huyun suyun, bu kadar bol uyuduğun günleri özleyeceğinden emin ol. Sabah işe gitmek için böldüğüm uyku en kıymetlisi. Senden önce hafta sonları geç kalkma lüksümüz vardı. Artık uyumaktan sıkılınca kalkardık yataktan. Suzan hamile iken, arkadaşlara "bebeksiz hayatta en çok neyi özlüyorsunuz" dediğimizde anlaşmış gibi hepsi "uyku" diyordu. Şimdi bana sorsalar ben de uyku derim :) Şikayet etmiyorum daha çok durum tasviri diyelim buna biz. Yenidoğan bir bebek günün ortalama 16 saatini uykuda geçiriyormuş. Hastanede hemşireler seni ilk kucağımıza verdiği andan itibaren uyku düzeninle ilgili hiç sorun yaşamadık. Elimizden geldiğince uykun için bir düzen oluşturmaya çalıştık. En önemlisi bebeğe gece-gündüz kavramını aktarabilmekmiş. Biz de bunu yapmaya çalıştık. Eğer gece ve gündüz olgusu yerleşmezse gece nöbetçi...