Ana içeriğe atla

Apsi Dizi


Apsi dizi bu resimde sol üst köşedeki, pörtlek gözlü, medusa kafalı sevimsiz şeyin adı. Gerçek adı Upsy Daisy. Sen apsidizi yada apsizizi diyorusun. TRT'de her gece 21.35'de çıkan yarım saatlik Gece Bahçesi programının esas kızı kendileri. Esas oğlan da IgglePiggle. Bu parmakları olmayan, yamuk kafalı mavi şey. Arada sarılıp öpüşüyorlar.

Bu ikisi ve çetesi her akşam evimize misafir olmaya başladı artık. Ailecek takip ediyoruz kendilerini ve maceralarını. İlk izlediğimiz günü hatırlıyorum. Pür dikkat kesilmiştin tv karşısında. "Neymiş onun adı babacım UpsyDaisy miymiş adı ?" dediğimde. Henüz baba diyemeyen sen upsidizi diye iki kelimeyi sürekli tekrar etmeye başladığında bu programı ilerde çok konuşacağımızı anlamalıydım :=)

Akşam rutin bir uyku düzenin var çok şükür. 9 gibi ufak ufak uyku moduna giriş yapıyorsun zaten. Ama bir iki aydır uykun geldiğini hissettiğinde TV kumandasını alıp bana getiriyor ve apsidizi diyorsun. "Aç şunu, izleyip yatıcam uykum geldi" manasındaki bu komutunu anlamaz ya da duymazdan gelirsem tekrar tekrar açtırana kadar devam ediyorsun. Saat kavramında yok. O yüzden lazım olduğunda açmak için bir iki bölümünü kaydettim. Arada açıp kayıtlı olan bölümlerini izletiyorum. Acil durum bölümlerimiz var elimizde yani. :)

Başlangıçta çalan şarkısı benim de hoşuma gidiyor ne yalan söyleyeyim. Hatta dün akşam sen annenle izlerken ben uyuya kalmışım. Neyse program başladığında hemen kucağımıza kuruluyor ve genelde sevdiğin kahramanlar varsa sonuna kadar oturup izliyorsun.


Kahramanların her biri bir birinden biçimsiz.
Iggle Piggle ilk çıkınca kendi şarkısını söylüyor. "Bennim adım iiiigııl piiiiiigıl. İgıl pigıl digıl digıl duuuuuu." Hep en geç o yatağa giriyor. Ama en temiz aile çocuğu gibi duran da o içlerinde. UpsyDaisy'i istese babası düşünme ver. O derece.

Upsy Daisy medusa kafalı sevimsiz kız. "Apsideeeyyziii, apsideeeyyzziii, deyzi duuu" başka bir numara yok. Sürekli dans et dur. Sarışın polyanna gibi. Tıngır mıngır bunu kovalayan bir yatağı var bir de.

Makka Pakka bu küçük uzaylı gibi olan. Sabah akşam elini yüzünü yıkıyor. Titiz adam. O da dans ediyor kendince. Zararsız bir tip onunla bir alıp veremediğim yok.

Tombliboolar tek tek doğada hayatta kalamaz sanki Modern dans üçlüsü gibiler. Sarılı olan senin kankan Derin'e benzetiliyor aile eşrafı tarafından. Bunların dansı ve şarkısı sırasında çok eğleniyorsun.
-tombilibuu bombilibu kapıya vur
-tombilibuu bombilibu yere otur
-tombilibuu bombilibu bana burnunu göster
-tombilibuu bombilibu bu böyle sürer

Pontipine ve Wottinger diye iki aşiret de var programda. Biri mavi biri kırmızı. Aralarında bir husumet var ama anlamadım. Birbirlerine gidip geliyorlar sık sık. Elektrik şoku yemiş gibi hareket eden minik adamlar. Bunları çok sevmiyorsun. Ulaşım işini Ninky Nonk ve Pinky Ponk ile çözmüşler. Ninky Nonk kasabanın metrobüsü, Pinky Ponk da atlas jet. Kuşlarımızı da unutmayalım. Onlar her eğildiğinde sen de eğiliyorsun. Sonra bana bakıp bak ne güzel taklit ediyorum der gibi sırıtıyorsun.

Zamanında teletubbies diye bundan az olmasın yine şekilsiz kahramanların oluşturduğu bir çocuk dizisi vardı. O zaman da ona deli oluyormuş bebekler. Demek ki bu tür şeyler ilgini çekiyor. Hatta durum program bitiminde bitmesin ağlamalarına kadar gidiyor artık. Program bitiminde gökyüzü ve yıldızları gösteren bir sahne çıkıyor ve ardından program bitiyor. Sen bunu fark ettiğinde hemen dudakları büküp bitmesiiiiiiiiin bakışları ile mızıldanmaya başladığın an ısırıp ısırıp lokma lokma yiyesim geliyor seni. Neyse ki fazla uzatmıyorsun bu mızmızlanma durumunu. Hemen el sallayıp odana doğru gidiyorsun. İlerde sana tez olacak bir In The Night Garden(Gece Bahçesi) incelemesi bırakmanın gururu ile öpüyorum pamuk yanaklarından. Apsidizim benim.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Elmyra Duff

Uzun zamandır bir köpeğimiz olsun istiyorum ben. Her fırsatta söylerim annene. Annen köpeklerden çekinir. Köpeklerden hoşlanmaz diyemem sadece uzaktan sevmeyi tercih eder. Yanlarına sokulmaz, hatta bir köpek ona doğru yaklaşırsa genelde kaçacak delik arar. Bu yüzden köpek besleme sevdası bahçeli bir evimiz olana kadar rafa kaldırılmıştı. Ortaköy'de oturduğumuz zamanlarda kendimize ait bir kedimiz olmuştu. Mısırdı adı. Ona bakıp büyütmek bile ciddi sorumluluk istiyordu.Sonra anneannene devrettik o sorumluluğu. Kendimize zor bakıyorduk o zamanlar. :) Hayvan sevgisinin çocuk gelişiminde çok önemli bir rolü olduğu, evde evcil bir hayvan ile birlikte büyümenin çok olumlu katkıları oluğunu duyuyoruz, okuyoruz. Ama hali hazırda apartman dairesinde yaşarken, hakkını vererek evcil bir hayvanı sahiplenmeye hazır olmadığımızı ben de kabul ediyorum artık. Bahçeli bir eve geçersek ilerde ilk işim bir köpek almak olacak ama. Çünkü sen de benim gibi bayılıyorsun köpeklere. Şimdiye kadar tatsız b...

Einstein ile Maviş

Babacım günaydın. Bugün 9 Mart Cuma. Yorgun ve sıfır enerjiyle başladım güne. Şirkette manasızca otururken sana bir şeyler yazmak istedim. Sabah sen de biraz keyifsizdin. Dün akşamdan başlayan suratsızlığın sabah da devam etti. Çok yemek seçiyorsun. Daha doğrusu buna artık yemek seçmek denmez. Hamburger, pizza, makarna ve köfte. Menünde sadece bunlar var. Dün isyan edip, bunlar dışında evde hazır bulunan 3-4 çeşit yemekten hiçbirini yemedin. Açlıktan enerjin düşmüş ve sinirliydin ama yine de yemek yemedin. Sen bilirsin dedim. Sabah kalkınca sana tost yaptım, yanına da sıcak bir bardak süt. Kesin saldıracak yemeğe dedim ama hiç beklediğim gibi olmadı. Tosttan isteksiz bir iki ısırık ve yarım bardak süt. Sonunda inadın kırılıp bir şeyler yiyeceksin elbet. Her gün sana hamburger pizza yediremem oğlum. Ben de üzülüyorum ama bu işe bir müdahale etmemiz gerekiyor artık. Son tartıldığında 44 kilo olmuştun. Yaşına göre kilolusun ve   sürekli  şekerli, hamurlu şeyler yiyorsun. Abur ...

Uykucu Şirin

Dünyada en tatlı zaman harcama yöntemi uyku kurabiyem. Büyüdüğünde babanı daha iyi anlayacaksın. Şimdi bolca vaktin oluyor uyumak için. İleride eğer bana benzerse huyun suyun, bu kadar bol uyuduğun günleri özleyeceğinden emin ol. Sabah işe gitmek için böldüğüm uyku en kıymetlisi. Senden önce hafta sonları geç kalkma lüksümüz vardı. Artık uyumaktan sıkılınca kalkardık yataktan. Suzan hamile iken, arkadaşlara "bebeksiz hayatta en çok neyi özlüyorsunuz" dediğimizde anlaşmış gibi hepsi "uyku" diyordu. Şimdi bana sorsalar ben de uyku derim :) Şikayet etmiyorum daha çok durum tasviri diyelim buna biz. Yenidoğan bir bebek günün ortalama 16 saatini uykuda geçiriyormuş. Hastanede hemşireler seni ilk kucağımıza verdiği andan itibaren uyku düzeninle ilgili hiç sorun yaşamadık. Elimizden geldiğince uykun için bir düzen oluşturmaya çalıştık. En önemlisi bebeğe gece-gündüz kavramını aktarabilmekmiş. Biz de bunu yapmaya çalıştık. Eğer gece ve gündüz olgusu yerleşmezse gece nöbetçi...