Ana içeriğe atla

Yeni nesil oyunları

Yeni neslin sahip olduğu yeni imkanlar ve hayata adapte olamayan veya özümseyemeyen önceki neslin üyeleri, genellikle bu durumu ifade etmek için bit pazarına nur yağdırırlar babacım. "Eskiler şöyle iyiydi. Böyle güzeldi. Ah nerede o eski falan filanlar" gibi. Yeniyi beğenmeyip eskiyi överler.

Kendi çocukluğumu her ne kadar detaylı hatırlamasam da ben senin zamanında büyümeyi isterdim. Yeni eskiden iyi demek istemiyorum ama yeni daha eğlenceli kesinlikle. Bazen çevrende olup biten ve bizi bile şaşkınlığa sürükleyen hayata o kadar çabuk adapte oluyorsun ki ağzımız açık seni izliyoruz.

Umut'un daha 4 yaşında bilgisayarı açıp internet tarayıcıda oyunları bulduğu ve oyun oynadığı günleri hatırlıyorum. Şimdi de sen 2 yaşını doldurmadan elinde PlayStation Move ile böcek öldürüyorsun. :) Artık akşamları eve geldiğimde elimden tutup "açsana" diyerek oyun açmamı istiyorsun.. Boydan kaybettiğin için şimdilik masanın üzerine çıkarak oynuyorsun. Senin oynarken eğlendiğinden daha çok biz seni izlerken eğleniyoruz. Sevimli böceğim benim.

Sıfır kilometre bir beyin ile her şeyi mümkün kılan uçsuz bucaksız bir algıya sahipsin. Neyi verirsek, çevrende ne görürsen hayatının geri kalanını da o şekillendirecek. Umarım seni hak ettiğin gibi iyi yetiştirebiliriz.

Bu arada hala kırmızı böcekleri vurmaman gerektiğini öğrenemedin. Onlar raketi patlatıyor. :)

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Elmyra Duff

Uzun zamandır bir köpeğimiz olsun istiyorum ben. Her fırsatta söylerim annene. Annen köpeklerden çekinir. Köpeklerden hoşlanmaz diyemem sadece uzaktan sevmeyi tercih eder. Yanlarına sokulmaz, hatta bir köpek ona doğru yaklaşırsa genelde kaçacak delik arar. Bu yüzden köpek besleme sevdası bahçeli bir evimiz olana kadar rafa kaldırılmıştı. Ortaköy'de oturduğumuz zamanlarda kendimize ait bir kedimiz olmuştu. Mısırdı adı. Ona bakıp büyütmek bile ciddi sorumluluk istiyordu.Sonra anneannene devrettik o sorumluluğu. Kendimize zor bakıyorduk o zamanlar. :) Hayvan sevgisinin çocuk gelişiminde çok önemli bir rolü olduğu, evde evcil bir hayvan ile birlikte büyümenin çok olumlu katkıları oluğunu duyuyoruz, okuyoruz. Ama hali hazırda apartman dairesinde yaşarken, hakkını vererek evcil bir hayvanı sahiplenmeye hazır olmadığımızı ben de kabul ediyorum artık. Bahçeli bir eve geçersek ilerde ilk işim bir köpek almak olacak ama. Çünkü sen de benim gibi bayılıyorsun köpeklere. Şimdiye kadar tatsız b...

Yaz gibisi var mı ?

Ben yazcı biri değilim aslında. Ne melankolik bir yapım var ne de hüzne düşkünüm ama yine de sonbaharcı diyebilirim kendime. Ne kazak giyecek kadar serin, ne pişik olacak kadar sıcak olsun isterim hava. Ama seninle birlikte hayatımızda değişen birçok şey gibi favori mevsimimin de değiştiğini fark ettim. Artık ben de yazcıyım. Son bir iki gündür İstanbul'u sel götürdüğünde daha da iyi anladım sıcağın kıymetini. Çünkü sevimli tosbağamız eğer günün tamamını evde geçirmek zorunda kalırsa çok keyifsiz oluyor. Evet senden bahsediyorum. Bana kalsa geçerim TV'nin karşısına akşama kadar patlamış mısır ve film yaparım. Hatta annenle eskiden 13 saat aralıksız dizi izlemişliğimiz de vardır. :)) Artık onlar mazide kaldı zaten. Şimdi evde içine duracell kaçmış 10 kata kadar daha enerjili bir tosbağamız olduğun için, odalar arası sprintler, yastıklarla yapılan grekoromenler, attiler ve tuttiler ile yetinemiyoruz. Rutin bir şekilde anneannen seni sabah kahvaltıdan sonra ve öğle uykundan sonra ...

Uykucu Şirin

Dünyada en tatlı zaman harcama yöntemi uyku kurabiyem. Büyüdüğünde babanı daha iyi anlayacaksın. Şimdi bolca vaktin oluyor uyumak için. İleride eğer bana benzerse huyun suyun, bu kadar bol uyuduğun günleri özleyeceğinden emin ol. Sabah işe gitmek için böldüğüm uyku en kıymetlisi. Senden önce hafta sonları geç kalkma lüksümüz vardı. Artık uyumaktan sıkılınca kalkardık yataktan. Suzan hamile iken, arkadaşlara "bebeksiz hayatta en çok neyi özlüyorsunuz" dediğimizde anlaşmış gibi hepsi "uyku" diyordu. Şimdi bana sorsalar ben de uyku derim :) Şikayet etmiyorum daha çok durum tasviri diyelim buna biz. Yenidoğan bir bebek günün ortalama 16 saatini uykuda geçiriyormuş. Hastanede hemşireler seni ilk kucağımıza verdiği andan itibaren uyku düzeninle ilgili hiç sorun yaşamadık. Elimizden geldiğince uykun için bir düzen oluşturmaya çalıştık. En önemlisi bebeğe gece-gündüz kavramını aktarabilmekmiş. Biz de bunu yapmaya çalıştık. Eğer gece ve gündüz olgusu yerleşmezse gece nöbetçi...