Ana içeriğe atla

Eee Merry Christmas o zaman...


Bu yıl bir çok ilk yaşadık ya minik kurabiyem. En güzeli ilk kez anne baba olmaktı. Hayatımın en güzel ilkiydi o. Ailemiz için 2009'un son ilki ise yeni yıl kutlaması oldu. 

Her yıl olduğu gibi bu yıl da annen özenle evi süsledi. Yeni yıla bir hafta kalmıştı ve bizim hala bir planımız yoktu. Aslında uzun zaman önce yılbaşı gecesi dışarıya çıkmayı bırakmıştık. Çünkü trafik ve kalabalık yüzünden eğlenceden çok kabusa dönüyordu gece. Bu yıl da evimizde kalmayı planlıyorduk. Sonra Ersan abinler aradı. Bizi evlerine davet ettiler. Geçen yıl onlar bize uğramışlardı. Bu yıl da bizim onlarla birlikte yeni yıla girmemizi istemişler. Çok güzel insanlar biz de seve seve kabul ettik. Onların da minik bir prensesleri var. Derin isminde. İlerde apla apla diye peşinde dolanırsın. Biz Prag'da karşılaştığımızda Ebru ablanın karnındaydı. Şimdi 4 yaşında kocaman kız oldu.

Akşam hava karardığında evden çıkıp yola koyulduk ki, 10 dakikalık yolda arabada uyuya kaldın. Seni uyandırmaya da kıyamayınca Derin'in yatağında uykunun tadını çıkarmaya devam ettin. Biz de Ersan abinin hazırladığı nefis sofrada laflayarak yılın son saatlerini geçirmeye başladık. Derin dört gözle senin uyanmanı bekliyordu. Ama senin uyanmaya pek niyetin yoktu. Bende yeni yıla uyuyarak girmene izin veremedim :) Saat 11 gibi uyandırdım seni. İki çekirdek aile birlikte yeni yıla girdik. Bol bol Derin'le oynadın. Sen onu, o da seni çok sevdi. Biraz daha büyümen lazım iyi bir oyun arkadaşı olabilmek için. Şimdilik daha çok oyuncağı gibi duruyorsun :)


Yılbaşı gecesi alalede bir gece değil tabiki. Bir gecede her şey değişmiyor. Bu geceyi bu kadar özel yapan şey, günlük hayatın hengamesinde unuttuğumuz muhakeme fırsatını vermesi. Her hangi bir gün yapamaz mıydık ? Bilmem belki yapabilenler de vardır. Her yeni yıl hayatın devrelerinden biri gibi. Bir devre bitiyor o gece. Dinlenip, soluklanıp nasıl bir hayat istediğimizi düşünüyoruz. Geçip geride kalan yılın doğrularını, yalnışlarını, pişmanlıklarını, heveslerini, hayallerini, sahip olduklarımızı, olamadıklarımızı düşünürüz. Arzu ettiğimiz şeyler için neler yapabileceğimizi düşünür, ve herkes gibi yeni yılın bir önceki yıldan daha güzel geçmesini dileriz. Benim de yeni yıl için kendi adıma aldığım kararlar var ama onları pas geçiyorum. Çünkü olur da gerçekleştiremezsem burada okuyup moralimi bozmaya niyetim yok. Dilek ve temenniler kısmına geçelim o yüzden. 

Her şeyden önce sağlık sorunu yaşamadan hep birlikte huzurlu bir yıl geçirmemizi diliyorum. Sevdiklerimiz ve yakınlarımızın sadece güzel haberlerini duymayı diliyorum. Başka da bir şey istemem yeni yıldan. Her şeyi devletten beklememek lazım. Gerisini ben hallederim :)


Yılbaşı da geride kaldı. Şimdi 1 yaşına geri saymaya devam edelim. 49...48...47.....

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Elmyra Duff

Uzun zamandır bir köpeğimiz olsun istiyorum ben. Her fırsatta söylerim annene. Annen köpeklerden çekinir. Köpeklerden hoşlanmaz diyemem sadece uzaktan sevmeyi tercih eder. Yanlarına sokulmaz, hatta bir köpek ona doğru yaklaşırsa genelde kaçacak delik arar. Bu yüzden köpek besleme sevdası bahçeli bir evimiz olana kadar rafa kaldırılmıştı. Ortaköy'de oturduğumuz zamanlarda kendimize ait bir kedimiz olmuştu. Mısırdı adı. Ona bakıp büyütmek bile ciddi sorumluluk istiyordu.Sonra anneannene devrettik o sorumluluğu. Kendimize zor bakıyorduk o zamanlar. :) Hayvan sevgisinin çocuk gelişiminde çok önemli bir rolü olduğu, evde evcil bir hayvan ile birlikte büyümenin çok olumlu katkıları oluğunu duyuyoruz, okuyoruz. Ama hali hazırda apartman dairesinde yaşarken, hakkını vererek evcil bir hayvanı sahiplenmeye hazır olmadığımızı ben de kabul ediyorum artık. Bahçeli bir eve geçersek ilerde ilk işim bir köpek almak olacak ama. Çünkü sen de benim gibi bayılıyorsun köpeklere. Şimdiye kadar tatsız b...

Yaz gibisi var mı ?

Ben yazcı biri değilim aslında. Ne melankolik bir yapım var ne de hüzne düşkünüm ama yine de sonbaharcı diyebilirim kendime. Ne kazak giyecek kadar serin, ne pişik olacak kadar sıcak olsun isterim hava. Ama seninle birlikte hayatımızda değişen birçok şey gibi favori mevsimimin de değiştiğini fark ettim. Artık ben de yazcıyım. Son bir iki gündür İstanbul'u sel götürdüğünde daha da iyi anladım sıcağın kıymetini. Çünkü sevimli tosbağamız eğer günün tamamını evde geçirmek zorunda kalırsa çok keyifsiz oluyor. Evet senden bahsediyorum. Bana kalsa geçerim TV'nin karşısına akşama kadar patlamış mısır ve film yaparım. Hatta annenle eskiden 13 saat aralıksız dizi izlemişliğimiz de vardır. :)) Artık onlar mazide kaldı zaten. Şimdi evde içine duracell kaçmış 10 kata kadar daha enerjili bir tosbağamız olduğun için, odalar arası sprintler, yastıklarla yapılan grekoromenler, attiler ve tuttiler ile yetinemiyoruz. Rutin bir şekilde anneannen seni sabah kahvaltıdan sonra ve öğle uykundan sonra ...

Uykucu Şirin

Dünyada en tatlı zaman harcama yöntemi uyku kurabiyem. Büyüdüğünde babanı daha iyi anlayacaksın. Şimdi bolca vaktin oluyor uyumak için. İleride eğer bana benzerse huyun suyun, bu kadar bol uyuduğun günleri özleyeceğinden emin ol. Sabah işe gitmek için böldüğüm uyku en kıymetlisi. Senden önce hafta sonları geç kalkma lüksümüz vardı. Artık uyumaktan sıkılınca kalkardık yataktan. Suzan hamile iken, arkadaşlara "bebeksiz hayatta en çok neyi özlüyorsunuz" dediğimizde anlaşmış gibi hepsi "uyku" diyordu. Şimdi bana sorsalar ben de uyku derim :) Şikayet etmiyorum daha çok durum tasviri diyelim buna biz. Yenidoğan bir bebek günün ortalama 16 saatini uykuda geçiriyormuş. Hastanede hemşireler seni ilk kucağımıza verdiği andan itibaren uyku düzeninle ilgili hiç sorun yaşamadık. Elimizden geldiğince uykun için bir düzen oluşturmaya çalıştık. En önemlisi bebeğe gece-gündüz kavramını aktarabilmekmiş. Biz de bunu yapmaya çalıştık. Eğer gece ve gündüz olgusu yerleşmezse gece nöbetçi...