Ana içeriğe atla

Yine mi Ateş !!!

Çok şükür 2009'u bir kez hastalanarak kapattık diyorduk. 41 kere maşallah diyorduk. Gerçekten de şimdiye kadar çok hastalanmamıştın. 8 tane inci dişini sıralarken bile bu ateş derdiyle uğraşmamıştık.

Dün akşam arkadaşlarımla yemekten geç döndüğüm için seni göremeden geçirdim dünü. Sabah işe gitmek için uyandığımda sen de uyanık ol istedim. Seni görüp işe gideyim diye. Böyle olacağını bilseydim istemezdim. Sabah her zaman ki saatte işe gitmek için uyandım. Mutfakta kendime çay hazırlarken ateş düşürücü ilacın kutusunu görünce ters bir şeyler olduğunu anladım. Seni kontrol etmek için odana girdiğimde nanninin kucağında uyanık halde etrafı izliyordun. Her zamanki neşen ve hareketliliğinden eser kalmamıştı. Sabaha karşı ateşin çıkmaya başlamış. İlk ateşinde yaşadığımız şeyleri tekrar yaşamak üzere olduğumuzu anladım.

38.5 civarında olan ateşin ilacın etkisi ile bir miktar düştü. Eski haline yaklaşınca genel durumun biraz geç kalarak işe gittim. Bütün gün annen ve ben anneannen ile durumunu öğrenmek için telefonlaştık. Önceki ateş vakasında ateşini popodan ölçmüştük. Bu kez hafif bir pişik durumu ve 1 yaşını doldurmak üzere oluşun sebebi ile koltuk altını denemek zorunda kaldık. Annen de şu kulaktan ateş ölçen dijital termometrelerden almış. Saat 15:30 gibi anneannen aradı. Ateşin 39 dereceye çıkmış. Apar topar izin alıp eve geldim. Annen de izin almış. Geldiğimde o da evdeydi. Bütün gün nanni bir an olsun yanından ayrılmadı. İlaç desteği de verdi. Ama ateşin yine de yeterince düşmediği için ılık bir banyo yaptırdık sana. Bir ölçü ateş düşürücü şurubu da alınca neyse ki tekrar normale döndün. Oyuncaklarınla oynayıp tekrar gülücükler atmaya başladın. Epey de bitkin düşmüştün ama. Akşam üzeri yediklerinin bir kısmını da çıkardın.

Geçen defa ateş sorununu tamamen atlatmamız 3 gün sürmüştü. Bu kez de kontrolü elden bırakmıyoruz ve endişeleniyoruz. Çünkü iki saat kadar önce nanni seni biraz uyutmak istedi. Bir saat sonra ateşini kontrol ettiğimizde cihazda 40 dereceyi görünce istemsiz bir panik havası yaşadık. Neyse ki nanni bizden daha soğukkanlı. O bizi sakinleştiriyor. Tekrar fitil, biraz soğuk havlu ile eklemlere masaj. Ateşini yavaş yavaş düşürdük 38'e. Şimdi içeride nanni ile uyumaya çalışıyorsunuz. 10 dakika önce içeriden kahkahalar geliyordu. Uyumaya pek niyetin yok. Neşen pek yerinde şimdi maşallah. Son ölçümde de ateşin 37.4 çıktı. Biraz olsun rahatladık şimdi. Umarız sabaha kadar böyle sürer.

Bir an önce toparlan meleğim. Seni çok seviyoruz..

Ek not : O gece ateşin düştü... Sabah eskisi gibi kıpır kıpırdın. Herkes "Çocuk bu ateşi çıkar, endişelenmeyin" dese de, öyle olmuyor işte. Geçmiş olsun davşanım.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Elmyra Duff

Uzun zamandır bir köpeğimiz olsun istiyorum ben. Her fırsatta söylerim annene. Annen köpeklerden çekinir. Köpeklerden hoşlanmaz diyemem sadece uzaktan sevmeyi tercih eder. Yanlarına sokulmaz, hatta bir köpek ona doğru yaklaşırsa genelde kaçacak delik arar. Bu yüzden köpek besleme sevdası bahçeli bir evimiz olana kadar rafa kaldırılmıştı. Ortaköy'de oturduğumuz zamanlarda kendimize ait bir kedimiz olmuştu. Mısırdı adı. Ona bakıp büyütmek bile ciddi sorumluluk istiyordu.Sonra anneannene devrettik o sorumluluğu. Kendimize zor bakıyorduk o zamanlar. :) Hayvan sevgisinin çocuk gelişiminde çok önemli bir rolü olduğu, evde evcil bir hayvan ile birlikte büyümenin çok olumlu katkıları oluğunu duyuyoruz, okuyoruz. Ama hali hazırda apartman dairesinde yaşarken, hakkını vererek evcil bir hayvanı sahiplenmeye hazır olmadığımızı ben de kabul ediyorum artık. Bahçeli bir eve geçersek ilerde ilk işim bir köpek almak olacak ama. Çünkü sen de benim gibi bayılıyorsun köpeklere. Şimdiye kadar tatsız b...

Yaz gibisi var mı ?

Ben yazcı biri değilim aslında. Ne melankolik bir yapım var ne de hüzne düşkünüm ama yine de sonbaharcı diyebilirim kendime. Ne kazak giyecek kadar serin, ne pişik olacak kadar sıcak olsun isterim hava. Ama seninle birlikte hayatımızda değişen birçok şey gibi favori mevsimimin de değiştiğini fark ettim. Artık ben de yazcıyım. Son bir iki gündür İstanbul'u sel götürdüğünde daha da iyi anladım sıcağın kıymetini. Çünkü sevimli tosbağamız eğer günün tamamını evde geçirmek zorunda kalırsa çok keyifsiz oluyor. Evet senden bahsediyorum. Bana kalsa geçerim TV'nin karşısına akşama kadar patlamış mısır ve film yaparım. Hatta annenle eskiden 13 saat aralıksız dizi izlemişliğimiz de vardır. :)) Artık onlar mazide kaldı zaten. Şimdi evde içine duracell kaçmış 10 kata kadar daha enerjili bir tosbağamız olduğun için, odalar arası sprintler, yastıklarla yapılan grekoromenler, attiler ve tuttiler ile yetinemiyoruz. Rutin bir şekilde anneannen seni sabah kahvaltıdan sonra ve öğle uykundan sonra ...

Uykucu Şirin

Dünyada en tatlı zaman harcama yöntemi uyku kurabiyem. Büyüdüğünde babanı daha iyi anlayacaksın. Şimdi bolca vaktin oluyor uyumak için. İleride eğer bana benzerse huyun suyun, bu kadar bol uyuduğun günleri özleyeceğinden emin ol. Sabah işe gitmek için böldüğüm uyku en kıymetlisi. Senden önce hafta sonları geç kalkma lüksümüz vardı. Artık uyumaktan sıkılınca kalkardık yataktan. Suzan hamile iken, arkadaşlara "bebeksiz hayatta en çok neyi özlüyorsunuz" dediğimizde anlaşmış gibi hepsi "uyku" diyordu. Şimdi bana sorsalar ben de uyku derim :) Şikayet etmiyorum daha çok durum tasviri diyelim buna biz. Yenidoğan bir bebek günün ortalama 16 saatini uykuda geçiriyormuş. Hastanede hemşireler seni ilk kucağımıza verdiği andan itibaren uyku düzeninle ilgili hiç sorun yaşamadık. Elimizden geldiğince uykun için bir düzen oluşturmaya çalıştık. En önemlisi bebeğe gece-gündüz kavramını aktarabilmekmiş. Biz de bunu yapmaya çalıştık. Eğer gece ve gündüz olgusu yerleşmezse gece nöbetçi...