Ana içeriğe atla

Ortaköy


Bugün annen de ben de izin aldık iş yerlerimizden. İlk doğum günü kutlamanı yarın yapacağız. Senin için eğlenceli bir gün olacak umarım. Doğum günü kutlamanla ilgili de notlar yazarım sana. Bugün sana aldığımız oto koltuğunu almak için Yeşilköy'e gittik. Anne-Bebek Ürünleri fuarı vardı. Ürünü aldığımız firma fuara katılmıştı. Hem gezelim neler var neler yok bakalım hem de koltuğunu alalım istedik. 

Bunun için yola çıktığımız da hava o kadar güzeldi ki tam Ortaköy-Beşiktaş sapağından geçerken planı değiştirip eski mekanımıza, Ortaköy sahile döndük. Niyetimiz bir kahve içip seni gezdirmekti. Meydana gelince seni güvercinlerin arasına bırakıverdik. Meydanda yürümeni zorlaştıran taşlara rağmen uzun bir süre güvercinleri kovaladın. Daha önce Elif abla'nın muhabbet kuşuna verdiğin tepkiye benzerdi hallerin. Kuşlar yemleri yerken ve sen gittikçe onlar kaçarken ağzın kulaklarındaydı hep. Siyah bir sokak kedisini mıncıkladın. Havlayıp seni ağlatana kadar irice bir sokak köpeğine bakakaldın. Sahilde balık tutan adamın leğeninden istavrit aşırmaya çalıştın :) Çok sıcak kanlı, girişken ve meraklı bir çocuksun babacım. Genellikle etrafındaki yeni insanlara ve objelere karşı ürkek ve çekingen bir halin yok. 2 saatten fazla zamanı sahilde harcamışız. Fuarı kaçırmamak için biraz da salıncaklarda sallanıp oradan ayrıldık. 



Seninle zaman geçirmek, Dünya'yı keşfedişine tanıklık etmek, karşılaştığında seni mutlu eden her yeni şeyin yüzünde oluşturduğu gülümsemeyi izlemek, bugün olduğu gibi sen büyürken hızla akıp giden zamanı yakaladığımı hissetmek çok güzeldi. Seni çok seviyorum minik farem.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Elmyra Duff

Uzun zamandır bir köpeğimiz olsun istiyorum ben. Her fırsatta söylerim annene. Annen köpeklerden çekinir. Köpeklerden hoşlanmaz diyemem sadece uzaktan sevmeyi tercih eder. Yanlarına sokulmaz, hatta bir köpek ona doğru yaklaşırsa genelde kaçacak delik arar. Bu yüzden köpek besleme sevdası bahçeli bir evimiz olana kadar rafa kaldırılmıştı. Ortaköy'de oturduğumuz zamanlarda kendimize ait bir kedimiz olmuştu. Mısırdı adı. Ona bakıp büyütmek bile ciddi sorumluluk istiyordu.Sonra anneannene devrettik o sorumluluğu. Kendimize zor bakıyorduk o zamanlar. :) Hayvan sevgisinin çocuk gelişiminde çok önemli bir rolü olduğu, evde evcil bir hayvan ile birlikte büyümenin çok olumlu katkıları oluğunu duyuyoruz, okuyoruz. Ama hali hazırda apartman dairesinde yaşarken, hakkını vererek evcil bir hayvanı sahiplenmeye hazır olmadığımızı ben de kabul ediyorum artık. Bahçeli bir eve geçersek ilerde ilk işim bir köpek almak olacak ama. Çünkü sen de benim gibi bayılıyorsun köpeklere. Şimdiye kadar tatsız b...

Yaz gibisi var mı ?

Ben yazcı biri değilim aslında. Ne melankolik bir yapım var ne de hüzne düşkünüm ama yine de sonbaharcı diyebilirim kendime. Ne kazak giyecek kadar serin, ne pişik olacak kadar sıcak olsun isterim hava. Ama seninle birlikte hayatımızda değişen birçok şey gibi favori mevsimimin de değiştiğini fark ettim. Artık ben de yazcıyım. Son bir iki gündür İstanbul'u sel götürdüğünde daha da iyi anladım sıcağın kıymetini. Çünkü sevimli tosbağamız eğer günün tamamını evde geçirmek zorunda kalırsa çok keyifsiz oluyor. Evet senden bahsediyorum. Bana kalsa geçerim TV'nin karşısına akşama kadar patlamış mısır ve film yaparım. Hatta annenle eskiden 13 saat aralıksız dizi izlemişliğimiz de vardır. :)) Artık onlar mazide kaldı zaten. Şimdi evde içine duracell kaçmış 10 kata kadar daha enerjili bir tosbağamız olduğun için, odalar arası sprintler, yastıklarla yapılan grekoromenler, attiler ve tuttiler ile yetinemiyoruz. Rutin bir şekilde anneannen seni sabah kahvaltıdan sonra ve öğle uykundan sonra ...

Uykucu Şirin

Dünyada en tatlı zaman harcama yöntemi uyku kurabiyem. Büyüdüğünde babanı daha iyi anlayacaksın. Şimdi bolca vaktin oluyor uyumak için. İleride eğer bana benzerse huyun suyun, bu kadar bol uyuduğun günleri özleyeceğinden emin ol. Sabah işe gitmek için böldüğüm uyku en kıymetlisi. Senden önce hafta sonları geç kalkma lüksümüz vardı. Artık uyumaktan sıkılınca kalkardık yataktan. Suzan hamile iken, arkadaşlara "bebeksiz hayatta en çok neyi özlüyorsunuz" dediğimizde anlaşmış gibi hepsi "uyku" diyordu. Şimdi bana sorsalar ben de uyku derim :) Şikayet etmiyorum daha çok durum tasviri diyelim buna biz. Yenidoğan bir bebek günün ortalama 16 saatini uykuda geçiriyormuş. Hastanede hemşireler seni ilk kucağımıza verdiği andan itibaren uyku düzeninle ilgili hiç sorun yaşamadık. Elimizden geldiğince uykun için bir düzen oluşturmaya çalıştık. En önemlisi bebeğe gece-gündüz kavramını aktarabilmekmiş. Biz de bunu yapmaya çalıştık. Eğer gece ve gündüz olgusu yerleşmezse gece nöbetçi...