Ana içeriğe atla

15.Ay Rutin Kontrol

Sen 13 aylıkken gittiğimiz son rutin doktor kontrolünün üzerinden 2 ay geçti. Genel bir kontrol için tekrar doktor kontrolüne gittik hafta sonu. Toramanımız nasıl gelişmiş görelim istedik. Geçen kontrolde 10 kilo 600 gramken şimdi 11 kilo 650 gram olmuşsun. Boyunda geçen kontrolde 77 santimken 84 santim olmuş. Gelişimin için Handan Hn. 10 üzerinden 10 puan verdi. Özellikle 2 ayda inanılmaz boy atmışsın. Bundan mıdır bilmiyorum ama dizlerinden aşağısı hafif skoda bacak oluyor. Özellikle koşarken çok komik görünüyorsun :) Önceleri canımı sıkıyordu bu durum. Handan Hn. hızlı boy atmandan, erken yürümenden olduğunu ve belirginliğinin zamanla azalacağını söyledi. Futbolcu bacağı diyorlarmış seninkine. Yani anotomik bir bozukluk değil. Ayak içiyle iyi plase yapabileceksin ilerde :) Çok şükür en büyük derdimiz bu.

Artık yerinde durmadığın ve seni zaptetmek her zamankinden zor olduğundan günün birinde düşüp bir yerlerini kanatacağını biliyorduk tabi. Eninde sonunda oldu da. Büyükada da bir çay bahçesinde, ilk kez bir adım gerinde olmadan dilediğin gibi koşmana izin verip seni uzaktan izlediğimiz bir anda düz yerde betona balıklama dalmaya çalıştın. Sağ gözünün alt tarafı kanadı, ertesi gün kabuk bağladı, kurudu, iki gün sonrada düştü gitti. Biraz ağladın, sonra unuttun :) Şimdi yaz geldi ya, artık kısa şortlarla da geziyorsun. Diz kapaklarını gözümüz gibi korumak gerekecek. Yirim ben onları

Her doktor kontrolünde annen Handan hanıma sormak istediklerini not ediyor. İstisnasız her defasında da bir şeyleri sormayı unutuyor. Bu gidişimizde ne unuttuğunu ben de unuttum şimdi.


Bu arada buram buram yaz geldi babacım. Artık hava geçen pazar günü olduğu gibi lodos fırtınası estirmezse sabah atıyoruz kendimizi dışarı, akşam dönüyoruz eve. Hatıralık bir iki resim ve özetle geçerim hafta sonu gezmelerimizi. Havuzu da temizliyorlar sitede. 2 hafta içinde küçük havuzda ilk yüzme deneyimize başlayacağız. Suyu çok seviyorsun. Umarım seni ürkütmeden şu havuz ve yüzme konusuna yumuşak bir giriş yapabiliriz.



Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Elmyra Duff

Uzun zamandır bir köpeğimiz olsun istiyorum ben. Her fırsatta söylerim annene. Annen köpeklerden çekinir. Köpeklerden hoşlanmaz diyemem sadece uzaktan sevmeyi tercih eder. Yanlarına sokulmaz, hatta bir köpek ona doğru yaklaşırsa genelde kaçacak delik arar. Bu yüzden köpek besleme sevdası bahçeli bir evimiz olana kadar rafa kaldırılmıştı. Ortaköy'de oturduğumuz zamanlarda kendimize ait bir kedimiz olmuştu. Mısırdı adı. Ona bakıp büyütmek bile ciddi sorumluluk istiyordu.Sonra anneannene devrettik o sorumluluğu. Kendimize zor bakıyorduk o zamanlar. :) Hayvan sevgisinin çocuk gelişiminde çok önemli bir rolü olduğu, evde evcil bir hayvan ile birlikte büyümenin çok olumlu katkıları oluğunu duyuyoruz, okuyoruz. Ama hali hazırda apartman dairesinde yaşarken, hakkını vererek evcil bir hayvanı sahiplenmeye hazır olmadığımızı ben de kabul ediyorum artık. Bahçeli bir eve geçersek ilerde ilk işim bir köpek almak olacak ama. Çünkü sen de benim gibi bayılıyorsun köpeklere. Şimdiye kadar tatsız b...

Yaz gibisi var mı ?

Ben yazcı biri değilim aslında. Ne melankolik bir yapım var ne de hüzne düşkünüm ama yine de sonbaharcı diyebilirim kendime. Ne kazak giyecek kadar serin, ne pişik olacak kadar sıcak olsun isterim hava. Ama seninle birlikte hayatımızda değişen birçok şey gibi favori mevsimimin de değiştiğini fark ettim. Artık ben de yazcıyım. Son bir iki gündür İstanbul'u sel götürdüğünde daha da iyi anladım sıcağın kıymetini. Çünkü sevimli tosbağamız eğer günün tamamını evde geçirmek zorunda kalırsa çok keyifsiz oluyor. Evet senden bahsediyorum. Bana kalsa geçerim TV'nin karşısına akşama kadar patlamış mısır ve film yaparım. Hatta annenle eskiden 13 saat aralıksız dizi izlemişliğimiz de vardır. :)) Artık onlar mazide kaldı zaten. Şimdi evde içine duracell kaçmış 10 kata kadar daha enerjili bir tosbağamız olduğun için, odalar arası sprintler, yastıklarla yapılan grekoromenler, attiler ve tuttiler ile yetinemiyoruz. Rutin bir şekilde anneannen seni sabah kahvaltıdan sonra ve öğle uykundan sonra ...

Uykucu Şirin

Dünyada en tatlı zaman harcama yöntemi uyku kurabiyem. Büyüdüğünde babanı daha iyi anlayacaksın. Şimdi bolca vaktin oluyor uyumak için. İleride eğer bana benzerse huyun suyun, bu kadar bol uyuduğun günleri özleyeceğinden emin ol. Sabah işe gitmek için böldüğüm uyku en kıymetlisi. Senden önce hafta sonları geç kalkma lüksümüz vardı. Artık uyumaktan sıkılınca kalkardık yataktan. Suzan hamile iken, arkadaşlara "bebeksiz hayatta en çok neyi özlüyorsunuz" dediğimizde anlaşmış gibi hepsi "uyku" diyordu. Şimdi bana sorsalar ben de uyku derim :) Şikayet etmiyorum daha çok durum tasviri diyelim buna biz. Yenidoğan bir bebek günün ortalama 16 saatini uykuda geçiriyormuş. Hastanede hemşireler seni ilk kucağımıza verdiği andan itibaren uyku düzeninle ilgili hiç sorun yaşamadık. Elimizden geldiğince uykun için bir düzen oluşturmaya çalıştık. En önemlisi bebeğe gece-gündüz kavramını aktarabilmekmiş. Biz de bunu yapmaya çalıştık. Eğer gece ve gündüz olgusu yerleşmezse gece nöbetçi...