Ana içeriğe atla

23 Nisan

Bu yıl 23 Nisan Bayramını okulunuz 23 Nisan haftası olarak kutlama kararı almış babacım. Bir hafta boyunca okulda çeşitli etkinlikler yapacakmışsınız. Bununla ilgili bir program göndermişler. Okulu süsleyeceksiniz hep birlikte. Origami, bahçe etkinlikleri vs. varmış. Origami etkinliğinde kuğu yapmışsınız. Sen tabi 3 tane yapmışsın. Baba kuğu, anne kuğu, birde yavru kuğu :) Senin için en güzel haber ise hafta boyunca ödev verilmeyecek olmasıydı. Bütün hafta serbest kıyafetle gittiniz okula. Serbest kıyafet olunca biz de seni artis gibi hazırladık. Senin çok şık giyindiğini söyleyen öğretmenlerin var. Hatta 23 Nisan'da okulda bir iki öğretmenin seninle selfie çekiyordu. :) Keyifli bir hafta oldu senin için. 


Geçen hafta okulda kızlardan biri evden üzüm getirmiş. Tenefüste üzümlerini yerken sen de ona bir tane verir misin demişsin ? Olmaz demiş. :) Akşam mevzuyu anlatıp ben de beslenme çantası istiyorum dedin. 2.5 yıldır okula gidiyorsun. Okulda kahvaltı, öğle yemeği ve ikindi kahvaltısı adı altında atıştırmalıklar yediğiniz öğünler olduğu için hiç beslenme çantası hazırlamak aklımıza gelmemişti. Ama olay büyükmüş. Bu yüzden markete uğrayıp mümkün mertebe sana sağlıklı yiyeceklerden oluşan bir beslenme çantası alışverişi yaptık. Hafta boyunca her gün bir süt, küçük bir bisküvi, şeftali, badem ve fındık içeren lego kutunda yiyecekler götürdün. Sen paylaştın mı peki arkadaşlarınla dedim. Sana üzüm vermeyen arkadaşına vermemişsin. :) Kutuyu genelde ilk tenefüste açıp bitiriyormuşsun. Tam da tahmin ettiğim gibi olmuş. Kahvaltıda çıkan peynir zeytin gibi şeylerle aran olmadığı için kahvaltı niyetine yemişsin hep. Bu aralar beslenme alışkanlığınla ilgili başımız dertte. Çok sağlıksız besleniyorsun. Sabah akşam tavuk nugget, hamburger ve pizza yesen sıkılmazsın. Çikolata ve dondurma konusuna hiç girmiyorum. Çok hamur işi ve şekerli ürünler yediğin için biraz dombili oldun. Bir ara bu duruma el koyacağım. Yemek konusunu ayrıca yazarım. Ama son bir not düşeyim. Dün akşam dişlerini fırçalarken sağ üst dişlerinden birinde çürük gördüm. İlk fırsatta bir dişçi ziyareti ve dolgu seni bekliyor. Duyunca pek bir keyfin kaçtı ama kimseye kızmaya hakkın yok. Diş fırçalama rutini konusunda seni çok uyardım ve bu ihtimali hep anlattım sana. Bir müsibet bin nasihatten iyidir belki. 

Neyse konu dağıldı. 23 Nisan kutlaması için okuldaki gösteride şiir okuyacak kişileri sınıfta arkadaş oylaması ile seçmişler. Sen en çok oy alan kişi olarak şiir okuma görevi almışsın. Çok da mutlu olmuşsun bu durumdan. Hafta boyunca şiiri ezberledin. Seninle beraber bizde öğrendik şiiri tabi. 

Cuma günü okulda sabah başlayıp öğlene kadar sürecek gösteriniz vardı. Annen izin alamadığı için gelemedi. Ben evi temsilen hazır bulundum. O günün en heyecanlı anı şiir için gösteriye çıktığınız zaman ve öğleden sonraki akülü araba ve scooter yarışlarıydı. Sabah akülü arabamızı, scooterimizi alıp okula gittik. Anne babalar konferans salonuna geçtik. Siz de gösteriye hazırlanmak için sınıflara çıktınız. Gösteri öncesinde sizin yaptığınız resimlerden oluşan bir sergiyi gezdik. Senin sanat eserlerinin fotoğrafını çektim. 





Bol bol resim ve video çektim. Bir tek senin şiir okuduğun anı kaçırdım :( Ne zaman çıkacağınızı söylemediler. Biz nispeten arka sıralardaydık. Senin sahneye çıktığını görüp sahne önüne gelecek ve seni videoya çekecektim. Konferans salonu biraz loştu. Sahnede 4ncü sınıf öğrencilerinin gösterisi vardı. Birden onlar sustu. Görüş alanımda olmayan bir yerden senin sesini duydum. Şiir okumaya başlamıştın. Nerede olduğunu göremedim. Panikle sahneye koştum ama bir de ne göreyim sizi sahnenin altına zemine dizmişler arkadan görünmüyorsunuz bile. Neyse yetişebildiğim kadarını çektim. Göster epeyce sürdü. İspanyolca ingilizce şarkılar söylediniz. 

(Yazıya bir iki dakika ara verdim. Çünkü okul bitmiş servise binmişsin. Saatinden beni aradın. Baba eve geç kalma erken gel dedin. Bir de servis çok kötü kokuyormuş bazı çocuklar pırtlatmış dedin. Sonra da anneannemi aramam lazım hadi bay bay diyip kapattın :) Yerim ben seni...)

Gösteriden sonra okul bahçesinde akülü araba ve scooter yarışları oldu. Sen araba yarışında çok iddialı değildin ama scooter yarışını kazanabilirim demiştin. Aynen dediğin gibi oldu. Akülü araba yarışında dördüncü scooter yarışında birinci oldun. Çok da mutlu oldun. Eğlenceli bir gündü. Bu günün ardından tam 1 hafta tatiliniz vardı. Daha önce annenle konuşup biz de izin alıp Doruk'la bir yerlere mi gitsek demiştim. Hatta siteden Toprak diye bir arkadaşın var. Onun da okulu o hafta tatildi. Anne ve babasıyla da iyi arkadaşız. Hep beraber plan yaptık. Size böyle gezdire gezdire bir tatil yaptıralım dedik. O akşam da yola çıktık. Tatilimizi de başka bir yazıda anlatırım.  23 Nisan Çocuk Bayramın kutlu olsun babacım. Her günün bayram gibi olsun.






Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Elmyra Duff

Uzun zamandır bir köpeğimiz olsun istiyorum ben. Her fırsatta söylerim annene. Annen köpeklerden çekinir. Köpeklerden hoşlanmaz diyemem sadece uzaktan sevmeyi tercih eder. Yanlarına sokulmaz, hatta bir köpek ona doğru yaklaşırsa genelde kaçacak delik arar. Bu yüzden köpek besleme sevdası bahçeli bir evimiz olana kadar rafa kaldırılmıştı. Ortaköy'de oturduğumuz zamanlarda kendimize ait bir kedimiz olmuştu. Mısırdı adı. Ona bakıp büyütmek bile ciddi sorumluluk istiyordu.Sonra anneannene devrettik o sorumluluğu. Kendimize zor bakıyorduk o zamanlar. :) Hayvan sevgisinin çocuk gelişiminde çok önemli bir rolü olduğu, evde evcil bir hayvan ile birlikte büyümenin çok olumlu katkıları oluğunu duyuyoruz, okuyoruz. Ama hali hazırda apartman dairesinde yaşarken, hakkını vererek evcil bir hayvanı sahiplenmeye hazır olmadığımızı ben de kabul ediyorum artık. Bahçeli bir eve geçersek ilerde ilk işim bir köpek almak olacak ama. Çünkü sen de benim gibi bayılıyorsun köpeklere. Şimdiye kadar tatsız b...

Yaz gibisi var mı ?

Ben yazcı biri değilim aslında. Ne melankolik bir yapım var ne de hüzne düşkünüm ama yine de sonbaharcı diyebilirim kendime. Ne kazak giyecek kadar serin, ne pişik olacak kadar sıcak olsun isterim hava. Ama seninle birlikte hayatımızda değişen birçok şey gibi favori mevsimimin de değiştiğini fark ettim. Artık ben de yazcıyım. Son bir iki gündür İstanbul'u sel götürdüğünde daha da iyi anladım sıcağın kıymetini. Çünkü sevimli tosbağamız eğer günün tamamını evde geçirmek zorunda kalırsa çok keyifsiz oluyor. Evet senden bahsediyorum. Bana kalsa geçerim TV'nin karşısına akşama kadar patlamış mısır ve film yaparım. Hatta annenle eskiden 13 saat aralıksız dizi izlemişliğimiz de vardır. :)) Artık onlar mazide kaldı zaten. Şimdi evde içine duracell kaçmış 10 kata kadar daha enerjili bir tosbağamız olduğun için, odalar arası sprintler, yastıklarla yapılan grekoromenler, attiler ve tuttiler ile yetinemiyoruz. Rutin bir şekilde anneannen seni sabah kahvaltıdan sonra ve öğle uykundan sonra ...

Uykucu Şirin

Dünyada en tatlı zaman harcama yöntemi uyku kurabiyem. Büyüdüğünde babanı daha iyi anlayacaksın. Şimdi bolca vaktin oluyor uyumak için. İleride eğer bana benzerse huyun suyun, bu kadar bol uyuduğun günleri özleyeceğinden emin ol. Sabah işe gitmek için böldüğüm uyku en kıymetlisi. Senden önce hafta sonları geç kalkma lüksümüz vardı. Artık uyumaktan sıkılınca kalkardık yataktan. Suzan hamile iken, arkadaşlara "bebeksiz hayatta en çok neyi özlüyorsunuz" dediğimizde anlaşmış gibi hepsi "uyku" diyordu. Şimdi bana sorsalar ben de uyku derim :) Şikayet etmiyorum daha çok durum tasviri diyelim buna biz. Yenidoğan bir bebek günün ortalama 16 saatini uykuda geçiriyormuş. Hastanede hemşireler seni ilk kucağımıza verdiği andan itibaren uyku düzeninle ilgili hiç sorun yaşamadık. Elimizden geldiğince uykun için bir düzen oluşturmaya çalıştık. En önemlisi bebeğe gece-gündüz kavramını aktarabilmekmiş. Biz de bunu yapmaya çalıştık. Eğer gece ve gündüz olgusu yerleşmezse gece nöbetçi...