Ana içeriğe atla

İlk göz ağrımıza elveda


Senin aramıza katılacağını öğrendiğimizde araba almaya karar vermiştik. Annen araba kullanmayı henüz bilmiyordu. Acil durumlar için hem evin önünde bir araba olsun hem de bahane ile annen araba kullanmayı öğrensin diye 2008 yılında bir heves araba arayışlarına girip annenin en beğendiği model olan Honda Civic'te karar kılmıştık. Çok hayırlı bir araba oldu bize. Annen ve anneannen onda arabayı kullanmayı öğrendi. Şehir trafiğine iki acemi şöför katıldı sayesinde :) Zaman zaman aküsünü bitirip yolda kalsalar da annen de anne annen de çok memnundu ondan. Ben kendimi katmıyorum çünkü genellikle şirketin verdiği aracı kullanıyordum. Ama o memnuniyet ailemizin bagaj hassasiyeti ve arabamızın yakıt konusundaki cömertliği yüzünden kaşıntıya dönüşünce, arabamızla vedalaşıp isteklerimize daha uygun bir modele geçmeye karar verdik. Araba sonuçta altı üstü. Ama bizim kendimize ait ilk arabamızdı. Senin minicikken seyehat ettiğin, direksiyon hocamız, feminen yakışıklımızdı :) Şimdi o gidip yerine daha zamana uygun, daha cüsseli ve tutumlu bir araba geliyor. Tarihin tozlu sayfalarında kaybolmasın diye iki kelamı araya sıkıştırayım dedim. Güle güle civicimiz. Hoşgeldin 5008'imiz. Sanırım Eylül'deki tatilimize de yeni arabamızla gideceğiz. Kazasız, dertsiz, telaşsız ve keyifli seyehatlere ev sahibi olur inşallah.


Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Elmyra Duff

Uzun zamandır bir köpeğimiz olsun istiyorum ben. Her fırsatta söylerim annene. Annen köpeklerden çekinir. Köpeklerden hoşlanmaz diyemem sadece uzaktan sevmeyi tercih eder. Yanlarına sokulmaz, hatta bir köpek ona doğru yaklaşırsa genelde kaçacak delik arar. Bu yüzden köpek besleme sevdası bahçeli bir evimiz olana kadar rafa kaldırılmıştı. Ortaköy'de oturduğumuz zamanlarda kendimize ait bir kedimiz olmuştu. Mısırdı adı. Ona bakıp büyütmek bile ciddi sorumluluk istiyordu.Sonra anneannene devrettik o sorumluluğu. Kendimize zor bakıyorduk o zamanlar. :) Hayvan sevgisinin çocuk gelişiminde çok önemli bir rolü olduğu, evde evcil bir hayvan ile birlikte büyümenin çok olumlu katkıları oluğunu duyuyoruz, okuyoruz. Ama hali hazırda apartman dairesinde yaşarken, hakkını vererek evcil bir hayvanı sahiplenmeye hazır olmadığımızı ben de kabul ediyorum artık. Bahçeli bir eve geçersek ilerde ilk işim bir köpek almak olacak ama. Çünkü sen de benim gibi bayılıyorsun köpeklere. Şimdiye kadar tatsız b...

Einstein ile Maviş

Babacım günaydın. Bugün 9 Mart Cuma. Yorgun ve sıfır enerjiyle başladım güne. Şirkette manasızca otururken sana bir şeyler yazmak istedim. Sabah sen de biraz keyifsizdin. Dün akşamdan başlayan suratsızlığın sabah da devam etti. Çok yemek seçiyorsun. Daha doğrusu buna artık yemek seçmek denmez. Hamburger, pizza, makarna ve köfte. Menünde sadece bunlar var. Dün isyan edip, bunlar dışında evde hazır bulunan 3-4 çeşit yemekten hiçbirini yemedin. Açlıktan enerjin düşmüş ve sinirliydin ama yine de yemek yemedin. Sen bilirsin dedim. Sabah kalkınca sana tost yaptım, yanına da sıcak bir bardak süt. Kesin saldıracak yemeğe dedim ama hiç beklediğim gibi olmadı. Tosttan isteksiz bir iki ısırık ve yarım bardak süt. Sonunda inadın kırılıp bir şeyler yiyeceksin elbet. Her gün sana hamburger pizza yediremem oğlum. Ben de üzülüyorum ama bu işe bir müdahale etmemiz gerekiyor artık. Son tartıldığında 44 kilo olmuştun. Yaşına göre kilolusun ve   sürekli  şekerli, hamurlu şeyler yiyorsun. Abur ...

Uykucu Şirin

Dünyada en tatlı zaman harcama yöntemi uyku kurabiyem. Büyüdüğünde babanı daha iyi anlayacaksın. Şimdi bolca vaktin oluyor uyumak için. İleride eğer bana benzerse huyun suyun, bu kadar bol uyuduğun günleri özleyeceğinden emin ol. Sabah işe gitmek için böldüğüm uyku en kıymetlisi. Senden önce hafta sonları geç kalkma lüksümüz vardı. Artık uyumaktan sıkılınca kalkardık yataktan. Suzan hamile iken, arkadaşlara "bebeksiz hayatta en çok neyi özlüyorsunuz" dediğimizde anlaşmış gibi hepsi "uyku" diyordu. Şimdi bana sorsalar ben de uyku derim :) Şikayet etmiyorum daha çok durum tasviri diyelim buna biz. Yenidoğan bir bebek günün ortalama 16 saatini uykuda geçiriyormuş. Hastanede hemşireler seni ilk kucağımıza verdiği andan itibaren uyku düzeninle ilgili hiç sorun yaşamadık. Elimizden geldiğince uykun için bir düzen oluşturmaya çalıştık. En önemlisi bebeğe gece-gündüz kavramını aktarabilmekmiş. Biz de bunu yapmaya çalıştık. Eğer gece ve gündüz olgusu yerleşmezse gece nöbetçi...