Ana içeriğe atla

Merry Christmas


Merhaba Doruk. Gündemden fırsat bulup iki satır yazayım dedim. Yılın son günlerini yaşıyoruz. Yabancıların yeni yıl kutlamaları dün başladı bile. Tam bir hafta sonra bugün hep birlikte yeni bir yılı geride bırakmış olacağız. Bir sürü yılı birlikte bitirelim ailece, yıl müptelası olalım. Mutlu, huzurlu, ve tabii ki sağlıklı olalım inşallah.

Genelde annen her yıl, yılın son günlerinde evi süslerdi. Bu yıl henüz o işe girişmedik. Üşeniyor her halde, akşam seninle süsleri zuladan çıkaralım, ağacı birlikte süsleyelim. Bu yıl ihale bize kalsın. 

Yılbaşı gecesi nerede ne yaparız onu da konuşmadık. Senden önceki hayatımızda, enerjimizin de bugünkünden yüksek olduğu genç dönemlerimizde alemlere akar sabaha kadar içer eğlenirdik. Şimdi seni bahane ederek "Dorukla dışarı çıkamayız abi" diyoruz ama senden ziyade o patırtıyı ve hareketi kaldıracak enerjimiz yok. Eskilerin deyimiyle pijama terlik televizyon üçgeninde evde geçirebiliriz o geceyi. Rakamları da öğrendin ya artık ilk tombala oyununu oynayabiliriz. Zaten hafta içine denk geliyor. Çok program yapasım yok. Geçen yıl Ersan amcanlara gitmiştik. Yılbaşı bahane tabi. Güzel bir sofrada laflamak gibisi yok. Neyse bir kaç güne ne yapacağımıza karar veririz. 

Sana sorsak evde kalmayı tercih edersin zaten. Yeni aldığım PS Lego Heroes oyununa fena takıldın. Her akşam en az 1 saat PS oynuyorsun. Gece yatarken çok mızmızlanıyorsun. Pazar gecesi yarın okula gitmeyeyim baba nooolur, söz sadece bir gün diyerek, hem gülümseten, hem içimi ezen bir şekilde yalvarıyordun hatta. Ortayı bulduk tabi. Okula gitme desem ayarımız bozulacak, diretsem seni kırıp üzecektim. Kazan-kazan formülünü uyguladık  biz de. Pazartesi sabahı evden çıkarken hala uyuyordun. Kendi kendine uyandıktan sonra okula gitmene karar verdik. O sabah seni anneannen bıraktı okula. Saat 10 gibi okula gitmişsin. Hava da buz gibi, şimdi o sıcacık yataktan kalkıp giyinmek, hem de dünyanın  en güzel şeylerinden biri olan sabah uykusunu katlederek. Çok can sıkıcı biliyorum. 

Her kış bir kaç kere antibiyotiklik oluyordun Doruk. Genellikle orta kulakla alakalı oluyordu. Geniz etin henüz yeterli anatomik büyüklüğe ulaşmayan solunum kanallarını tıkadığı için gece burun akıntın orta kulağına doluyor burada iltihap yapıp canını yakıyordu. Tedbir aldık bu sene. Her gece seni yatırmadan önce burnunu okyanus suyuyla iyice temizliyor, odaya nem cihazları ile buhar veriyor, yastığına mentollü bir solunum rahatlatıcı sıkıyorduk. Her sabah propolis içeren bir bağışıklık güçlendirici içiyorsun. Akşamları balık yağı. Ayrıca her fırsatta taze kış meyveleri sıkıyoruz dirençli ol diye. Tüm bunlara rağmen kışın başlarında kısa süreli bir orta kulak problemimiz oldu. Ama yine de içimden, aynı zamanda dilimi ısırarak, çok şükür bu kışı hastalıksız atlatıyoruz galiba diyordum. Çünkü kronik bir burun akıntısı dışında sorunumuz yoktu. İki gün önce akşam hafif bir öksürük başladı sende. Dün gece uyurken de öksürdün. Sanırım grip oluyorsun. Ateşin yok. Sadece burun akıntısı ve hafif bir öksürük. Ama toparlanmak için dinlenmen lazım. Hava soğuk. Okulda, arkadaşlarında da mikrop olabilir. Kontrol altında ol ve dinlen diye sabah kalktığımda anneannen ile okula gitmemene karar verdik. Uyu, dinlen biraz tosunum. Belki gün içerisinde anneannen seni bizim sağlık ocağına götürüp doktora gösterecek. Ayrıca öksürüğe iyi gelen kara turp-bal formülünü, ve akşamları nane-limon-ıhlamur-karabiber karışımlı takviyelere de devam ediyoruz. Son 1-2 haftadır yemek yeme düzenin de bozuldu. Bu işe biraz özenmek gerekecek. Biz sana iyi bakmaya çalışıyoruz. Sen de bize yardımcı ol biraz köftehor. Seni çok seviyoruz.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Elmyra Duff

Uzun zamandır bir köpeğimiz olsun istiyorum ben. Her fırsatta söylerim annene. Annen köpeklerden çekinir. Köpeklerden hoşlanmaz diyemem sadece uzaktan sevmeyi tercih eder. Yanlarına sokulmaz, hatta bir köpek ona doğru yaklaşırsa genelde kaçacak delik arar. Bu yüzden köpek besleme sevdası bahçeli bir evimiz olana kadar rafa kaldırılmıştı. Ortaköy'de oturduğumuz zamanlarda kendimize ait bir kedimiz olmuştu. Mısırdı adı. Ona bakıp büyütmek bile ciddi sorumluluk istiyordu.Sonra anneannene devrettik o sorumluluğu. Kendimize zor bakıyorduk o zamanlar. :) Hayvan sevgisinin çocuk gelişiminde çok önemli bir rolü olduğu, evde evcil bir hayvan ile birlikte büyümenin çok olumlu katkıları oluğunu duyuyoruz, okuyoruz. Ama hali hazırda apartman dairesinde yaşarken, hakkını vererek evcil bir hayvanı sahiplenmeye hazır olmadığımızı ben de kabul ediyorum artık. Bahçeli bir eve geçersek ilerde ilk işim bir köpek almak olacak ama. Çünkü sen de benim gibi bayılıyorsun köpeklere. Şimdiye kadar tatsız b...

Yaz gibisi var mı ?

Ben yazcı biri değilim aslında. Ne melankolik bir yapım var ne de hüzne düşkünüm ama yine de sonbaharcı diyebilirim kendime. Ne kazak giyecek kadar serin, ne pişik olacak kadar sıcak olsun isterim hava. Ama seninle birlikte hayatımızda değişen birçok şey gibi favori mevsimimin de değiştiğini fark ettim. Artık ben de yazcıyım. Son bir iki gündür İstanbul'u sel götürdüğünde daha da iyi anladım sıcağın kıymetini. Çünkü sevimli tosbağamız eğer günün tamamını evde geçirmek zorunda kalırsa çok keyifsiz oluyor. Evet senden bahsediyorum. Bana kalsa geçerim TV'nin karşısına akşama kadar patlamış mısır ve film yaparım. Hatta annenle eskiden 13 saat aralıksız dizi izlemişliğimiz de vardır. :)) Artık onlar mazide kaldı zaten. Şimdi evde içine duracell kaçmış 10 kata kadar daha enerjili bir tosbağamız olduğun için, odalar arası sprintler, yastıklarla yapılan grekoromenler, attiler ve tuttiler ile yetinemiyoruz. Rutin bir şekilde anneannen seni sabah kahvaltıdan sonra ve öğle uykundan sonra ...

Uykucu Şirin

Dünyada en tatlı zaman harcama yöntemi uyku kurabiyem. Büyüdüğünde babanı daha iyi anlayacaksın. Şimdi bolca vaktin oluyor uyumak için. İleride eğer bana benzerse huyun suyun, bu kadar bol uyuduğun günleri özleyeceğinden emin ol. Sabah işe gitmek için böldüğüm uyku en kıymetlisi. Senden önce hafta sonları geç kalkma lüksümüz vardı. Artık uyumaktan sıkılınca kalkardık yataktan. Suzan hamile iken, arkadaşlara "bebeksiz hayatta en çok neyi özlüyorsunuz" dediğimizde anlaşmış gibi hepsi "uyku" diyordu. Şimdi bana sorsalar ben de uyku derim :) Şikayet etmiyorum daha çok durum tasviri diyelim buna biz. Yenidoğan bir bebek günün ortalama 16 saatini uykuda geçiriyormuş. Hastanede hemşireler seni ilk kucağımıza verdiği andan itibaren uyku düzeninle ilgili hiç sorun yaşamadık. Elimizden geldiğince uykun için bir düzen oluşturmaya çalıştık. En önemlisi bebeğe gece-gündüz kavramını aktarabilmekmiş. Biz de bunu yapmaya çalıştık. Eğer gece ve gündüz olgusu yerleşmezse gece nöbetçi...