Ana içeriğe atla

Cete Toplantısı



Sitede olmasa da okulda bir çeteye mensup olduğunu söyleyebilirim bir tanem. Aklıma gelenler Artun, Yiğit, Kuzey, Rüzgar, Egehan, Efe ve Mustafa. Doğanız gereği erkekler birlikte takılıyorsunuz genelde. Bazen okula uğrayıp tenefüs saatlerinde seni izlemek istiyorum. Genellikle beni gören arkadaşlarından biri Doruk'un babası gelmiş diye bağırana kadar da bir köşeden doğal ortamında seni izliyorum. Vahşi yaşam belgeseli çeken kameraman gibi hissediyorum kendimi. Çünkü tenefüste çeteyle oynama şekliniz yırtıcı etçillerin avlanma ritüeli gibi :) Sürekli kavga edip hemen barışıyorsunuz. Kimse yerinde duramıyor. Okulunla ilgili en sevdiğim şeylerden birisi de arkadaşlarını sevmen ve onlarla iyi vakit geçiriyor olman. 



Önceleri arkadaşlarınla sadece okulda oynamak yetiyordu sana. Sonra bir gün baba Artun bize gelebilir mi dedin ? Aniden geldi soru hazırlıksızdım. :) Hadi ben izin verdim diyelim, peki Artun'un ailesi gece başka bir arkadaşında kalmasına izin verir miydi ? Kendimi düşündüm. İçim rahat etmezdi heralde. Neyse soralım bakalım, ailesi izin verirse neden olmasın dedim. Aslına bakarsan her gün başka bir arkadaşını misafir etmek istesen de itiraz etmezdim sanırım. Çünkü tek çocuk olmanın verdiği güçlüklerle boğuşuyorsun zaten. Ev ortamında da yaşıtın biriyle zaman geçirmek hem seni çok mutlu eder hem de sana çok şey katar diye düşünüyorum. Biz yetemiyoruz sana. Akşamları uyuduğunda şöyle bir atıyoruz koltuğa kendimizi. Genellikle pilimiz bitmiş oluyor.  

Sitede haber vererek evine gitmene izin verdiğimiz Yalın ve Toprak var sadece. Yalın senden iki yaş büyük. Sakin mizaçlı efendi bir çocuk. Ailesi ile de tanışıyoruz. En çok onunla oynamayı seviyorsun. Sık sık o bize geliyor. Gelmese de sen gidip çağırıyorsun :) 

Toprak'da Özüm ablan ile Osman amcanın oğlu yani küçük Toprak. Onunla çok frekansınız tutmasa da o da evine gidebileceğin arkadaşlar listesinde. Ama okuldan ağırladığımız ilk misafirin Artun oldu. Bizde kalacağı günler sizi okuldan ben alıyorum. Ödevlerinizi beraber yapıp birlikte oynuyorsunuz akşama kadar. Oyununuz da genellikle ipad'de minecraft partisi oluyor. Artun'da efendi ve uyumlu bir çocuk. Kavga ettiğinize bir kere şahit oldum. O yüzden kankim benim diyorsun sanırım :)

Bu eve arkadaşını davet etme işi rutine bağlandı. Her fırsatta o bizde kalsın mı bu bizde kalsın mı diyorsun. Hepsine evet dersek çocukları anne babalarından fazla göreceğiz. Yine bir gün bu buluşma işinin alt yapısını okulda yapmışsınız sanırım. Öyle hissettim çünkü. Liste belliydi. Kuzey, Rüzgar ve Artun. Tamam dedik tabi. Ne diyelim. Anneler organizasyonu yaptı. Gün belirlendi.  



Okuldan gelince hava çok güzel olduğu için eve girmedik. Top delisi 4 çocuk olduğunuz için hemen futbol sahasına gidip top oynadık. Rüzgar'la Artun sıkılmaya başlayınca eve geçtik. 

Yemekler yendi. Annen Emeti teyzene ağır misafirlerimiz var demiş. Sevdiğinizi düşündüğü şeyler yaptırmış Ama yarım yamalak yediniz hepiniz. Zaten iki kaşık çorba içip dans için kalıyor, iki köfte yiyip hopluyor zıplıyordunuz. Çocukların anneleri Cem Bey idare edebilecek misiniz dört anarşiği dediklerinde, tabi canım ne olabilir ki demiştim ama daha bir saat dolmadan ev tımarhaneye döndü. Keyfinizi kaçırmamak için hiç müdahale etmedim. Yemekten sonra PlayStation'da Start the Party oynadınız. O oyun uzun zamandır evde olmasına rağmen sen çok beğenmediğin için pek oynamazdın. Rüzgar'ın ise en çok oynadığı oyunlardan biriymiş sanırım. Turnuvada yenilince çıldırıp mızıkçılık yaptın :) 15 dakikalık travmanın ardından önemli olan eğlenmek tabi diye kendini telkin etsen de pek inanmış görünmüyordun. Tabi bir de aranızda galip gelenin yenileni hunharca emzesi ve dalga geçmesi gibi bir durum var. Çok komiksiniz. 




Senin odan oyun alternatifleri için bir cennet. Günlerce oynayacak hepinizi oyalayacak kadar malzeme var. Ama yarım saat geçmeden ipad diye ağlaşmaya başladığınız için çok uzatmadan ipadleri çıkarmanıza izin verdim. Anladım ki bu buluşmanın ana konusu ipadde minecraft oynamakmış. Bu arada bu dörtlüye Yalında katıldı. Uzunca bir süre Minecraft oynadınız. 
Akşam 9 gibi, Rüzgar'ı dedesi, Kuzey'i babası almaya geldi. Neyse ki Artun bizde kalabiliyordu da arıza çıkarmadın. Hafızanda yer eden güzel bir gün olduğunu düşünüyorum. Bir birinden ayrı ev ve okul ortamın bu vesile ile kesişmiş oldu. Bu işten çok keyif almış olmalısınız ki bu buluşma işini geleneksel çete toplantılarına dönüştürmeye çalıştınız. Bir hafta geçmeden bu kez Rüzgar sizi evinde misafir etti. Şimdilerde tekrar bir kaşıntı tuttu seni. Sanırım yakın zamanlarda tekrar bir buluşma organize edeceğiz. Okulun kapanmasına kısa bir süre kaldı. Bu ay yapmamız lazım.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Elmyra Duff

Uzun zamandır bir köpeğimiz olsun istiyorum ben. Her fırsatta söylerim annene. Annen köpeklerden çekinir. Köpeklerden hoşlanmaz diyemem sadece uzaktan sevmeyi tercih eder. Yanlarına sokulmaz, hatta bir köpek ona doğru yaklaşırsa genelde kaçacak delik arar. Bu yüzden köpek besleme sevdası bahçeli bir evimiz olana kadar rafa kaldırılmıştı. Ortaköy'de oturduğumuz zamanlarda kendimize ait bir kedimiz olmuştu. Mısırdı adı. Ona bakıp büyütmek bile ciddi sorumluluk istiyordu.Sonra anneannene devrettik o sorumluluğu. Kendimize zor bakıyorduk o zamanlar. :) Hayvan sevgisinin çocuk gelişiminde çok önemli bir rolü olduğu, evde evcil bir hayvan ile birlikte büyümenin çok olumlu katkıları oluğunu duyuyoruz, okuyoruz. Ama hali hazırda apartman dairesinde yaşarken, hakkını vererek evcil bir hayvanı sahiplenmeye hazır olmadığımızı ben de kabul ediyorum artık. Bahçeli bir eve geçersek ilerde ilk işim bir köpek almak olacak ama. Çünkü sen de benim gibi bayılıyorsun köpeklere. Şimdiye kadar tatsız b...

Yaz gibisi var mı ?

Ben yazcı biri değilim aslında. Ne melankolik bir yapım var ne de hüzne düşkünüm ama yine de sonbaharcı diyebilirim kendime. Ne kazak giyecek kadar serin, ne pişik olacak kadar sıcak olsun isterim hava. Ama seninle birlikte hayatımızda değişen birçok şey gibi favori mevsimimin de değiştiğini fark ettim. Artık ben de yazcıyım. Son bir iki gündür İstanbul'u sel götürdüğünde daha da iyi anladım sıcağın kıymetini. Çünkü sevimli tosbağamız eğer günün tamamını evde geçirmek zorunda kalırsa çok keyifsiz oluyor. Evet senden bahsediyorum. Bana kalsa geçerim TV'nin karşısına akşama kadar patlamış mısır ve film yaparım. Hatta annenle eskiden 13 saat aralıksız dizi izlemişliğimiz de vardır. :)) Artık onlar mazide kaldı zaten. Şimdi evde içine duracell kaçmış 10 kata kadar daha enerjili bir tosbağamız olduğun için, odalar arası sprintler, yastıklarla yapılan grekoromenler, attiler ve tuttiler ile yetinemiyoruz. Rutin bir şekilde anneannen seni sabah kahvaltıdan sonra ve öğle uykundan sonra ...

Uykucu Şirin

Dünyada en tatlı zaman harcama yöntemi uyku kurabiyem. Büyüdüğünde babanı daha iyi anlayacaksın. Şimdi bolca vaktin oluyor uyumak için. İleride eğer bana benzerse huyun suyun, bu kadar bol uyuduğun günleri özleyeceğinden emin ol. Sabah işe gitmek için böldüğüm uyku en kıymetlisi. Senden önce hafta sonları geç kalkma lüksümüz vardı. Artık uyumaktan sıkılınca kalkardık yataktan. Suzan hamile iken, arkadaşlara "bebeksiz hayatta en çok neyi özlüyorsunuz" dediğimizde anlaşmış gibi hepsi "uyku" diyordu. Şimdi bana sorsalar ben de uyku derim :) Şikayet etmiyorum daha çok durum tasviri diyelim buna biz. Yenidoğan bir bebek günün ortalama 16 saatini uykuda geçiriyormuş. Hastanede hemşireler seni ilk kucağımıza verdiği andan itibaren uyku düzeninle ilgili hiç sorun yaşamadık. Elimizden geldiğince uykun için bir düzen oluşturmaya çalıştık. En önemlisi bebeğe gece-gündüz kavramını aktarabilmekmiş. Biz de bunu yapmaya çalıştık. Eğer gece ve gündüz olgusu yerleşmezse gece nöbetçi...