Ana içeriğe atla

Gecikmis Bir Dogum Günü Yazısı


Doğum günü partinin hazırlık aşamasıyla ilgili bir şeyler karalamıştım babacım. Ama doğum gününü yazmadım. Fragmanı izleyip filmi izleyememek gibi bir his oluşmaması için geç de olsa doğum günün hakkında bir kaç şeyi hatıra defterine yazayım istiyorum.

Doğum günün Perşembe gününe denk geliyordu. Her ne kadar parti için KidZania ayarlanmış olsa da evde küçük bir kutlama yapıp pasta keseriz diye düşünüyordum. Annen de aynı şeyleri düşünmüş olmalı ki, işlerin yoğunluğu sebebi ile işten tahmin ettiğim kadar erken kaçamamış olmama rağmen eve geldiğimde pastalar ve sofra hazırdı. Anneannen, dayın ve Ebru, Fatih ve Ayşe geldi. Çocuklardan da Ali Mert Tuna sen ve Eren vardı. Pastamızı kesip kutladık doğum gününü. Sen arkadaşlarınla oynarken biz de lafladık evde. 

Asıl doğum günü partimiz için her şey hazırdı. Bize düşen erkenden KidZania'ya gidip misafirleri karşılamak oldu. Sen de çok heyecanlı ve mutluydun. Doğum günün partisini Mercan'la birlikte düzenlediğimiz için okul arkadaşlarınız dışında kimseyi davet etmedik. Her doğum gününde davet ettiklerimizin bir kısmı gelmezdi, ancak sizin doğum gününüze sınıfınızdan bir iki kişi dışında tüm arkadaşlarınız geldi. Sabah 10 gibi girişte aileleri ve küçük misafirlerini karşılamaya başladık. Sizi bir arada tutmak neredeyse imkansızdı. Yavaş yavaş içeri girmeye başladınız. Ben de gecikenleri toplayıp oyun alanına daha doğrusu çocuk şehrinde yanınıza geldim.

İçerisi kocaman ama küçük bir şehir. Bir sürü aktivite vardı. Daha önceden tecrübeli olduğundan her hangi bir rehberliğe ihtiyacın olmadı. 20 çocuk küçük çete öbekleri halinde farklı farklı istasyonlara gidip eğlendiniz. Kızlar bir arada dolaşıp parfüm atölyesi, kek dükkanı gibi şeylerle ilgilenirken, erkekler daha aksiyonu bol istasyonları seçti. Ben de enerjim yettiğince sizi takip edip izledim. Bol bol resminizi çektim. Aşağıda bolca resim paylaşırım. 

Sen doğum günü çocuğu olduğun için tüm etkinliklerde sıra önceliğin vardı. Zamanı daha iyi değerlendirmen için iyi bir ödülmüş aslında. İçeride size Kidzos dedikleri paralardan veriyorlar. Bazı istasyonlarda para kazanabiliyorken bazılarında işin gereği kazanamayıp harcama yapmak zorunda kalıyordun. Paracıklar bitmesin diye harcamadan ziyade kazanmalı istasyonları seçtin. En iyi anlaştığın arkadaşın Artun ve Efe sanırım. Kuzey, Yiğit ve Egehan'la da iyi anlaşıyorsun. Kızlardan da Pelin ve Beliz'le aran iyimiş :) Ama bu durum günden güne değişiklik gösterebiliyor. Partide Artun'la daha uzun zaman geçirdin. Zaten o ortamda 3-4 kişiden daha fazla bir gurubun bir arada takılması mümkün değil neredeyse. 

Bir ara oyun salonunda mini golf oyununa takıldın. Tek başına dakikalarca orada oynadın. Kargocu oldun, hamburger pişirdin, ajan oldun, kasiyer oldun hatta suşi bile yaptın ama kendin yemedin. Ben yedim yaptığın suşileri :)

Bu 3-4 saatlik süre içinde anneler de bir cafe'de oturup sohbet ettiler. Plana göre saat bire doğru sizin için süslenen parti odasına gelecekti herkes. Orada pastalar yenip kutlama yapıldıktan sonra tekrar oyun alanına çıkacaktınız. Dedikleri saatte parti alanına gittik. Tüm anne babalar onlar için hazırlanan masalara oturdu. Animasyonla ilgilenen abiler ve ablalar da pastanın kesileceği saate kadar sizi eğlendirdi. Pastalar hem senin için hem de Mercan için ayrı ayrı geldi. Seninkinde Minecraft onunkinde Star Wars resmi vardı. Bir saate yakın orada kaldık. Pastalar yendi, hediyeler verildi, çocuklar çıldırırcasına eğlendi. Toplu resimler çekildi. Öyle bir ortam ki 3-4 saat daha kalsaydık ya sağır ya deli olurduk. Çok eğlendin. Gittiğim gördüğüm bir sürü partiden daha eğlenceliydi. Keyif aldığını görmekten de çok mutlu oldum.

Partiden sonra da 2 saat kadar daha istasyonları gezdiniz. Çıkış saatinde artık tüm dükkanlar kapandığında dışarı çıkarabildim seni. Güzel, sorunsuz ve eğlenceli bir doğum günü ve bir sürü tatlı anı kaldı geriye. Daha nicelerine bir tanem.





















Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Elmyra Duff

Uzun zamandır bir köpeğimiz olsun istiyorum ben. Her fırsatta söylerim annene. Annen köpeklerden çekinir. Köpeklerden hoşlanmaz diyemem sadece uzaktan sevmeyi tercih eder. Yanlarına sokulmaz, hatta bir köpek ona doğru yaklaşırsa genelde kaçacak delik arar. Bu yüzden köpek besleme sevdası bahçeli bir evimiz olana kadar rafa kaldırılmıştı. Ortaköy'de oturduğumuz zamanlarda kendimize ait bir kedimiz olmuştu. Mısırdı adı. Ona bakıp büyütmek bile ciddi sorumluluk istiyordu.Sonra anneannene devrettik o sorumluluğu. Kendimize zor bakıyorduk o zamanlar. :) Hayvan sevgisinin çocuk gelişiminde çok önemli bir rolü olduğu, evde evcil bir hayvan ile birlikte büyümenin çok olumlu katkıları oluğunu duyuyoruz, okuyoruz. Ama hali hazırda apartman dairesinde yaşarken, hakkını vererek evcil bir hayvanı sahiplenmeye hazır olmadığımızı ben de kabul ediyorum artık. Bahçeli bir eve geçersek ilerde ilk işim bir köpek almak olacak ama. Çünkü sen de benim gibi bayılıyorsun köpeklere. Şimdiye kadar tatsız b...

Einstein ile Maviş

Babacım günaydın. Bugün 9 Mart Cuma. Yorgun ve sıfır enerjiyle başladım güne. Şirkette manasızca otururken sana bir şeyler yazmak istedim. Sabah sen de biraz keyifsizdin. Dün akşamdan başlayan suratsızlığın sabah da devam etti. Çok yemek seçiyorsun. Daha doğrusu buna artık yemek seçmek denmez. Hamburger, pizza, makarna ve köfte. Menünde sadece bunlar var. Dün isyan edip, bunlar dışında evde hazır bulunan 3-4 çeşit yemekten hiçbirini yemedin. Açlıktan enerjin düşmüş ve sinirliydin ama yine de yemek yemedin. Sen bilirsin dedim. Sabah kalkınca sana tost yaptım, yanına da sıcak bir bardak süt. Kesin saldıracak yemeğe dedim ama hiç beklediğim gibi olmadı. Tosttan isteksiz bir iki ısırık ve yarım bardak süt. Sonunda inadın kırılıp bir şeyler yiyeceksin elbet. Her gün sana hamburger pizza yediremem oğlum. Ben de üzülüyorum ama bu işe bir müdahale etmemiz gerekiyor artık. Son tartıldığında 44 kilo olmuştun. Yaşına göre kilolusun ve   sürekli  şekerli, hamurlu şeyler yiyorsun. Abur ...

Uykucu Şirin

Dünyada en tatlı zaman harcama yöntemi uyku kurabiyem. Büyüdüğünde babanı daha iyi anlayacaksın. Şimdi bolca vaktin oluyor uyumak için. İleride eğer bana benzerse huyun suyun, bu kadar bol uyuduğun günleri özleyeceğinden emin ol. Sabah işe gitmek için böldüğüm uyku en kıymetlisi. Senden önce hafta sonları geç kalkma lüksümüz vardı. Artık uyumaktan sıkılınca kalkardık yataktan. Suzan hamile iken, arkadaşlara "bebeksiz hayatta en çok neyi özlüyorsunuz" dediğimizde anlaşmış gibi hepsi "uyku" diyordu. Şimdi bana sorsalar ben de uyku derim :) Şikayet etmiyorum daha çok durum tasviri diyelim buna biz. Yenidoğan bir bebek günün ortalama 16 saatini uykuda geçiriyormuş. Hastanede hemşireler seni ilk kucağımıza verdiği andan itibaren uyku düzeninle ilgili hiç sorun yaşamadık. Elimizden geldiğince uykun için bir düzen oluşturmaya çalıştık. En önemlisi bebeğe gece-gündüz kavramını aktarabilmekmiş. Biz de bunu yapmaya çalıştık. Eğer gece ve gündüz olgusu yerleşmezse gece nöbetçi...