
Bugün gazetede küçük bir haber gördüm. 4-5 yaşlarında bir erkek çocukla ilgiliydi. Galatasaray taraftarı, takımınına tutkuyla bağlı, aşırılığı her hallinden belli. Galatasaray'ın maçını izliyor televizyondan. Eskişehirspor ile oynadıkları maçı Galatasaray kazanamıyor ve Fenerbahçe puan farkı ile ligin lideri oluyor. Babası ile telefonda bu olayı konuşan çocuğun psikolojisi derin hasarlı. Kimileri için eğlenceli bu kısa video, seninle ilgili bir yalnışımı görmemi sağladı.
Hepimizin hayatında ilgi duyduğu, tutkuyla bağlandığı sosyal hobileri oluyor. İnsan doğası gereği aidiyet açlığını bir grubun parçası olarak gidermeye çalışıyor. Bir ideolojinin savunucusu, bir takımın taraftarı, bir markanın kullanıcısi, bir cafenin müdavimi olmak gibi. Hatta dinler ve milletleri bir arada tutan şey de temelde bu ihtiyaç. Zayıflıklarına hükmedemeyen biz insanoğlunun yaptığı temel hata, bu aidiyet duygusunu beslerken kontrolü kaybetmek. Bebekleri için eğlenceli bir hobi olarak düşündükleri taraftarlık, bebeğin gerçeklik duygusunun ötesine geçmiş ve zarar vermeye başlamıştı. O çocuk ve ailesinin düştüğü durumu en iyi bu özetleyebilir sanırım.
Sadece sana sahip olmanın verdiği mutluluğu yaşamak ve bu birlikteliği sürekli kendi egolarımızı tatmin etmenin bir yolu olarak görmek büyük haksızlık olur. Oyuncak değilsin çünkü. Önceliğimizin seni hayata hazırlamak olduğunu unutmamam gerekiyor. Sağlıklı bir kişiliğe, dengeli bir yargı yeteneğine, özgüvene sahip olmalısın. Bütün duyargalarının açık olduğu bu dönemde herşey geleceğini şekillendiriyor. Attığımız her adıma dikkat etmemiz gerek.
Bunları neden anlatıyorum sana ? Bütün ebeveynler ile ortak bir hatayı paylaştım sadece. Kendi ego ve arzularımı seçme şansı olmayan bir bebeğe adapte etmek istedim. Yargı yeteneğinin bir yetişkin seviyesinde olmadığını unutup, ilerleyen dönemlerde bunların ne tür etkiler bırakabileceğini düşünmeden. Küçük bir detay ama önemli. O yüzden aslında sadece sana anlatmıyorum. Her okuduğumda hatırlamak için kendime anlatıyorum.
Tabiki beğenilerimi seninle paylaşmaya devam edeceğim, tabiki sana bu yeni dünyada en azından sen arayıp bulana kadar alternatifler sunacağım. Sadece hiç bir şeye gereğinden fazla tutkuyla bağlanmamanı, hiçbir şeyin aslolan yaşama sebebinden, mutlu olmaktan seni uzaklaştırmamasını diliyorum.
Gündemden kendime çıkardığım bir dersti. Çok uzatmayayım.
Bu arada Şampiyon Galatasaray :)
Yorumlar