Ana içeriğe atla

Badire

Badire : "Birden bire ortaya çıkan tehlikeli durum"

Her acemi anne-baba gibi bizimde ilk aylarda bazı badireler atlattığımızı itiraf etmemiz gerek. Ne kadar dikkat etsek, gözümüz gibi sakınsak da istemeden seni birkaç sınavdan geçirdik. Hepsi de anne ve babanla yalnızken başına geldi. Hatta seninle başbaşa kaldığımız ilk hafta sonu oldu biri. Cılız yeni anne-baba özgüvenimizi yerlere sermişti. O yüzden en çok bizden koruman lazım kendini :)

Hevesle banyoya girmiş, iki sakar bir telaş banyo hazırlıkları yapıyorduk. Genellikle birimiz elbiselerini çıkarırken diğerimiz suyunu hazırlar. O gün suyu hazırlama işi annenindi. Önce küvetini bir miktar sıcak su ile doldurup ardından azar azar soğuk su ilave edip banyo ısısına ulaştırıyorduk. Ben de elbiselerini çıkarıp artık seni banyoya hazır hale getirmiştim. Nasıl oldu, ne düşünüyordum hala bilmiyorum. Soğuk su eklemediğimiz küvete kollarımın arasında ayak parmakların girer girmez bastın çığlığı. O anda sudan çekip aldım seni. Çay demlemeye uygun sıcaklıktaki suya minik ayaklarını sokmuştum. Nasıl ağladığını tarif edemem. Çok ağlayan bir bebek değildin zaten. En çok iğne yapılırken ağladığını görmüştüm. O bunun yanında ağlamak bile sayılmazdı sanırım. Ne yapacağımızı şaşırdık. O an pişmanlık duygusu insanın içini kemiriyor. Sakin biri olmadığımı o zaman anladım. Panik halde oraya buraya koşturduk. Hemen kremler sürüp seni sakinleştirecek bir şeyler yapmaya çalıştık. Canının yandığı bakışlarına o kadar vurmuştu ki, bakarken sana bizimde canımız yandı. Neyse ki su ile temasın çok sürmemiş ve ciddi bir yanığa sebep olmamıştı. Birkaç dakika sonra normal haline döndün. Herhangi bir iz de yoktu. Kısa ama üzücü bir tecrübeydi sen ve biz için. Özür dilerim meleğim.


 



Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Elmyra Duff

Uzun zamandır bir köpeğimiz olsun istiyorum ben. Her fırsatta söylerim annene. Annen köpeklerden çekinir. Köpeklerden hoşlanmaz diyemem sadece uzaktan sevmeyi tercih eder. Yanlarına sokulmaz, hatta bir köpek ona doğru yaklaşırsa genelde kaçacak delik arar. Bu yüzden köpek besleme sevdası bahçeli bir evimiz olana kadar rafa kaldırılmıştı. Ortaköy'de oturduğumuz zamanlarda kendimize ait bir kedimiz olmuştu. Mısırdı adı. Ona bakıp büyütmek bile ciddi sorumluluk istiyordu.Sonra anneannene devrettik o sorumluluğu. Kendimize zor bakıyorduk o zamanlar. :) Hayvan sevgisinin çocuk gelişiminde çok önemli bir rolü olduğu, evde evcil bir hayvan ile birlikte büyümenin çok olumlu katkıları oluğunu duyuyoruz, okuyoruz. Ama hali hazırda apartman dairesinde yaşarken, hakkını vererek evcil bir hayvanı sahiplenmeye hazır olmadığımızı ben de kabul ediyorum artık. Bahçeli bir eve geçersek ilerde ilk işim bir köpek almak olacak ama. Çünkü sen de benim gibi bayılıyorsun köpeklere. Şimdiye kadar tatsız b...

Yaz gibisi var mı ?

Ben yazcı biri değilim aslında. Ne melankolik bir yapım var ne de hüzne düşkünüm ama yine de sonbaharcı diyebilirim kendime. Ne kazak giyecek kadar serin, ne pişik olacak kadar sıcak olsun isterim hava. Ama seninle birlikte hayatımızda değişen birçok şey gibi favori mevsimimin de değiştiğini fark ettim. Artık ben de yazcıyım. Son bir iki gündür İstanbul'u sel götürdüğünde daha da iyi anladım sıcağın kıymetini. Çünkü sevimli tosbağamız eğer günün tamamını evde geçirmek zorunda kalırsa çok keyifsiz oluyor. Evet senden bahsediyorum. Bana kalsa geçerim TV'nin karşısına akşama kadar patlamış mısır ve film yaparım. Hatta annenle eskiden 13 saat aralıksız dizi izlemişliğimiz de vardır. :)) Artık onlar mazide kaldı zaten. Şimdi evde içine duracell kaçmış 10 kata kadar daha enerjili bir tosbağamız olduğun için, odalar arası sprintler, yastıklarla yapılan grekoromenler, attiler ve tuttiler ile yetinemiyoruz. Rutin bir şekilde anneannen seni sabah kahvaltıdan sonra ve öğle uykundan sonra ...

Uykucu Şirin

Dünyada en tatlı zaman harcama yöntemi uyku kurabiyem. Büyüdüğünde babanı daha iyi anlayacaksın. Şimdi bolca vaktin oluyor uyumak için. İleride eğer bana benzerse huyun suyun, bu kadar bol uyuduğun günleri özleyeceğinden emin ol. Sabah işe gitmek için böldüğüm uyku en kıymetlisi. Senden önce hafta sonları geç kalkma lüksümüz vardı. Artık uyumaktan sıkılınca kalkardık yataktan. Suzan hamile iken, arkadaşlara "bebeksiz hayatta en çok neyi özlüyorsunuz" dediğimizde anlaşmış gibi hepsi "uyku" diyordu. Şimdi bana sorsalar ben de uyku derim :) Şikayet etmiyorum daha çok durum tasviri diyelim buna biz. Yenidoğan bir bebek günün ortalama 16 saatini uykuda geçiriyormuş. Hastanede hemşireler seni ilk kucağımıza verdiği andan itibaren uyku düzeninle ilgili hiç sorun yaşamadık. Elimizden geldiğince uykun için bir düzen oluşturmaya çalıştık. En önemlisi bebeğe gece-gündüz kavramını aktarabilmekmiş. Biz de bunu yapmaya çalıştık. Eğer gece ve gündüz olgusu yerleşmezse gece nöbetçi...