Ana içeriğe atla

Doktorunu ararken.

Yeni bebek sahibi olan çiftlerin en büyük sorunlarından biri de çocuk doktoru seçimi. Aslında doğum doktoru seçiminden bile önemli. Daha da önemlisi ise süreklilik. Doğumundan sonra uzun bir süre düzenli kontrollere gideceğin, gelişimini takip edecek ve aşinalığı tıbbi kararlarını etkileyecek yegane insan olacaktı doktorun. Bu nedenle çocuk doktorunu seçmek önemli bir karardı bizim için. Bir çok kriter vardı dikkate alınması gereken. Eve yakın olsun, cep telefonun diğer ucunda her an cevap verebilecek kadar ilgili olsun, mümkünse iyi bir hastanede görevli olsun, iyi referansları olsun, zaten panik olan anneni daha beter krize sokmamak için rahatlatıcı bir yaklaşımı olsun vs... Bu kadar çok olsun bir arada olsun diyince denklemi bir süre çözemedik. 

Kısa süreli bir paniğin ardından birçok arkadaşamızın tavsiye ettiği Handan Saraç Üçsel'e gitmeye karar verdik. Bütün referansları çok olumluydu. Kontrolü eline alan, kendinden emin, ikna edici, bilgili, iyi dialog kurabilen hoş bir hanımla karşılaştık. İlk kontrolde aklımda kalan en önemli şey çok rahatlatıcı olmasıydı. En basit ve gereksiz sorularımıza bile sabırla cevap verdi. Endişelerimizi kontrol altına almamıza yardımcı oldu.  Biz ilk denemede aradığımızı bulduk sanırım. Memnun kalınca da alternatif arayışlarını bir kenara bırakmaya karar verdik. Şu anda Acıbadem Hastanesinde Pediatri bölümünde çalışıyor. Biz Bağdat Caddesindeki muayenesine gidiyoruz kontrollerine. 

Her ay düzenli kontrole gitmek, yeni anne babalığın raconuydu o aralar ama biz çok sadık kalamadık bu düzene. Sadece gerekli olduğunda gittik. Çok şükür acil bir durumla da karşılaşmadık. Aşılarını anneannenin tavsiyesi ile Sağlık Ocağında yaptırdık. Daha taze aşılar olduğunu, ve hemşirelerin çok pratikten dolayı elinin daha yatkın olduğunu söyledi.İtiraz yok :) Ne yazık ki aşı günlerin hep hafta içine geldiği için çoğunda sen ağlarken biz yanında olamadık. Aşı karnen yavaş yavaş dolmaya başladı bile. 


Umarım her zaman şimdiki gibi sağlıklı ve güleryüzlü kurabiyemiz olursun.  

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Elmyra Duff

Uzun zamandır bir köpeğimiz olsun istiyorum ben. Her fırsatta söylerim annene. Annen köpeklerden çekinir. Köpeklerden hoşlanmaz diyemem sadece uzaktan sevmeyi tercih eder. Yanlarına sokulmaz, hatta bir köpek ona doğru yaklaşırsa genelde kaçacak delik arar. Bu yüzden köpek besleme sevdası bahçeli bir evimiz olana kadar rafa kaldırılmıştı. Ortaköy'de oturduğumuz zamanlarda kendimize ait bir kedimiz olmuştu. Mısırdı adı. Ona bakıp büyütmek bile ciddi sorumluluk istiyordu.Sonra anneannene devrettik o sorumluluğu. Kendimize zor bakıyorduk o zamanlar. :) Hayvan sevgisinin çocuk gelişiminde çok önemli bir rolü olduğu, evde evcil bir hayvan ile birlikte büyümenin çok olumlu katkıları oluğunu duyuyoruz, okuyoruz. Ama hali hazırda apartman dairesinde yaşarken, hakkını vererek evcil bir hayvanı sahiplenmeye hazır olmadığımızı ben de kabul ediyorum artık. Bahçeli bir eve geçersek ilerde ilk işim bir köpek almak olacak ama. Çünkü sen de benim gibi bayılıyorsun köpeklere. Şimdiye kadar tatsız b...

Einstein ile Maviş

Babacım günaydın. Bugün 9 Mart Cuma. Yorgun ve sıfır enerjiyle başladım güne. Şirkette manasızca otururken sana bir şeyler yazmak istedim. Sabah sen de biraz keyifsizdin. Dün akşamdan başlayan suratsızlığın sabah da devam etti. Çok yemek seçiyorsun. Daha doğrusu buna artık yemek seçmek denmez. Hamburger, pizza, makarna ve köfte. Menünde sadece bunlar var. Dün isyan edip, bunlar dışında evde hazır bulunan 3-4 çeşit yemekten hiçbirini yemedin. Açlıktan enerjin düşmüş ve sinirliydin ama yine de yemek yemedin. Sen bilirsin dedim. Sabah kalkınca sana tost yaptım, yanına da sıcak bir bardak süt. Kesin saldıracak yemeğe dedim ama hiç beklediğim gibi olmadı. Tosttan isteksiz bir iki ısırık ve yarım bardak süt. Sonunda inadın kırılıp bir şeyler yiyeceksin elbet. Her gün sana hamburger pizza yediremem oğlum. Ben de üzülüyorum ama bu işe bir müdahale etmemiz gerekiyor artık. Son tartıldığında 44 kilo olmuştun. Yaşına göre kilolusun ve   sürekli  şekerli, hamurlu şeyler yiyorsun. Abur ...

Uykucu Şirin

Dünyada en tatlı zaman harcama yöntemi uyku kurabiyem. Büyüdüğünde babanı daha iyi anlayacaksın. Şimdi bolca vaktin oluyor uyumak için. İleride eğer bana benzerse huyun suyun, bu kadar bol uyuduğun günleri özleyeceğinden emin ol. Sabah işe gitmek için böldüğüm uyku en kıymetlisi. Senden önce hafta sonları geç kalkma lüksümüz vardı. Artık uyumaktan sıkılınca kalkardık yataktan. Suzan hamile iken, arkadaşlara "bebeksiz hayatta en çok neyi özlüyorsunuz" dediğimizde anlaşmış gibi hepsi "uyku" diyordu. Şimdi bana sorsalar ben de uyku derim :) Şikayet etmiyorum daha çok durum tasviri diyelim buna biz. Yenidoğan bir bebek günün ortalama 16 saatini uykuda geçiriyormuş. Hastanede hemşireler seni ilk kucağımıza verdiği andan itibaren uyku düzeninle ilgili hiç sorun yaşamadık. Elimizden geldiğince uykun için bir düzen oluşturmaya çalıştık. En önemlisi bebeğe gece-gündüz kavramını aktarabilmekmiş. Biz de bunu yapmaya çalıştık. Eğer gece ve gündüz olgusu yerleşmezse gece nöbetçi...