Ana içeriğe atla

Banyo Keyfi

Göbek bağın düştükten sonra artık adam akıllı bir banyo yapmanın zamanı gelmişti. Enfeksiyon riski ile kısmi temizliklerle geçmişti ilk 10 günün.  Uzak kaldığın suya hasretini bitirmek için hazırlıklar tamamlandı. Gözlerimizde yeterli cesareti göremeyen anneanne ilk demoyu yaptı. Bizde ameliyat hemşireleri gibi yanında talimatlarını bekledik. İlk banyonu, nasıl yapılır inceliklerini beynimize kazıyarak sorunsuz bir şekilde tamamladık. Kendimize güven geldi bir iki denemeden sonra banyo işini kolayca halleder olmuştuk.  O günden sonra her gece yatmadan önce banyo yaptın. Uyumana yardımcı olduğu için yatmadan önceki saatleri seçmiştik. Sen de zamanla bu matabolizmik saate ayak uydurmuş olacaksın ki saati gelince banyo istediğini mızmızlıklarınla belli ediyordun. Küvete kakanı yaptığın gün dışında güzel kokulu anılar bıraktık geride. :)


Suyla bütün bebeklerin arası iyidir muhtemelen ama sen suda kendinden geçiyorsun :) Minik kol ve bacak kıvrımların, ıslak yüzün ve şaşkın bakışlarınla her zamankinden daha sevimli görünüyorsun. Oturmaya başladığın dönemlerden sonra artık küvetine sığamaz hale geldiğin için, içinde yatıramaz olduk seni.  Banyo senin için eğlence bizim için kısmi duş haline geldi :) Sürekli suya vurarak küvetin yarısını etrafa saçmadan banyoya başlamıyoruz. İyice keyfini çıkarıp yorulduktan sonra küçük bir biberon sütle uykuya dalman birkaç dakikanı alıyor.

Bu aralar hava serinlediği için gün aşırı banyoya dönüş yaptık. Ama bu kez de süreleri uzattık. Eğlenebildiğin kadar suda kalıyorsun. Hatırlayıp gülmen için aşağıya küçük bir videonu ekledim. Üzgünüm ama kısmen görünüyor :)

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Elmyra Duff

Uzun zamandır bir köpeğimiz olsun istiyorum ben. Her fırsatta söylerim annene. Annen köpeklerden çekinir. Köpeklerden hoşlanmaz diyemem sadece uzaktan sevmeyi tercih eder. Yanlarına sokulmaz, hatta bir köpek ona doğru yaklaşırsa genelde kaçacak delik arar. Bu yüzden köpek besleme sevdası bahçeli bir evimiz olana kadar rafa kaldırılmıştı. Ortaköy'de oturduğumuz zamanlarda kendimize ait bir kedimiz olmuştu. Mısırdı adı. Ona bakıp büyütmek bile ciddi sorumluluk istiyordu.Sonra anneannene devrettik o sorumluluğu. Kendimize zor bakıyorduk o zamanlar. :) Hayvan sevgisinin çocuk gelişiminde çok önemli bir rolü olduğu, evde evcil bir hayvan ile birlikte büyümenin çok olumlu katkıları oluğunu duyuyoruz, okuyoruz. Ama hali hazırda apartman dairesinde yaşarken, hakkını vererek evcil bir hayvanı sahiplenmeye hazır olmadığımızı ben de kabul ediyorum artık. Bahçeli bir eve geçersek ilerde ilk işim bir köpek almak olacak ama. Çünkü sen de benim gibi bayılıyorsun köpeklere. Şimdiye kadar tatsız b...

Yaz gibisi var mı ?

Ben yazcı biri değilim aslında. Ne melankolik bir yapım var ne de hüzne düşkünüm ama yine de sonbaharcı diyebilirim kendime. Ne kazak giyecek kadar serin, ne pişik olacak kadar sıcak olsun isterim hava. Ama seninle birlikte hayatımızda değişen birçok şey gibi favori mevsimimin de değiştiğini fark ettim. Artık ben de yazcıyım. Son bir iki gündür İstanbul'u sel götürdüğünde daha da iyi anladım sıcağın kıymetini. Çünkü sevimli tosbağamız eğer günün tamamını evde geçirmek zorunda kalırsa çok keyifsiz oluyor. Evet senden bahsediyorum. Bana kalsa geçerim TV'nin karşısına akşama kadar patlamış mısır ve film yaparım. Hatta annenle eskiden 13 saat aralıksız dizi izlemişliğimiz de vardır. :)) Artık onlar mazide kaldı zaten. Şimdi evde içine duracell kaçmış 10 kata kadar daha enerjili bir tosbağamız olduğun için, odalar arası sprintler, yastıklarla yapılan grekoromenler, attiler ve tuttiler ile yetinemiyoruz. Rutin bir şekilde anneannen seni sabah kahvaltıdan sonra ve öğle uykundan sonra ...

Uykucu Şirin

Dünyada en tatlı zaman harcama yöntemi uyku kurabiyem. Büyüdüğünde babanı daha iyi anlayacaksın. Şimdi bolca vaktin oluyor uyumak için. İleride eğer bana benzerse huyun suyun, bu kadar bol uyuduğun günleri özleyeceğinden emin ol. Sabah işe gitmek için böldüğüm uyku en kıymetlisi. Senden önce hafta sonları geç kalkma lüksümüz vardı. Artık uyumaktan sıkılınca kalkardık yataktan. Suzan hamile iken, arkadaşlara "bebeksiz hayatta en çok neyi özlüyorsunuz" dediğimizde anlaşmış gibi hepsi "uyku" diyordu. Şimdi bana sorsalar ben de uyku derim :) Şikayet etmiyorum daha çok durum tasviri diyelim buna biz. Yenidoğan bir bebek günün ortalama 16 saatini uykuda geçiriyormuş. Hastanede hemşireler seni ilk kucağımıza verdiği andan itibaren uyku düzeninle ilgili hiç sorun yaşamadık. Elimizden geldiğince uykun için bir düzen oluşturmaya çalıştık. En önemlisi bebeğe gece-gündüz kavramını aktarabilmekmiş. Biz de bunu yapmaya çalıştık. Eğer gece ve gündüz olgusu yerleşmezse gece nöbetçi...