Ana içeriğe atla

İlk Diş

Biraz kalıtımsal olduğu söyleniyor bu diş konusunun. Anne-baba bebekken erken diş çıkarmışsa, bebekleri de kuvvetle muhtemel erken diş çıkarıyormuş. Genel kabule göre ise, bebeklerin yaklaşık 7 aylıkken diş çıkarmaları bekleniyormuş. Tümden gelirsek annen ya da ben dişimizi erken çıkarmış olmalıyız. Çünkü daha 5 ayını doldurmadan alttan alttan minik bir diş patlayıverdi. Sinyallerini çok önceden vermeye başlamıştı zaten. 3ncü ayın dolmadan ağızından salyalar eksik olmuyordu. Eline geçirdiğin herşeyi ağzına sokup kendi kendine dişlerini kaşıyordun. Bebeklerin dünyayı ilk tanıma yönteminin tatmak olduğunu okumuştum. İlk alğı bu yolla yapılıyormuş. Sana göre dünyada herşey yenilebilirdi. Kendi aralarında tadı güzel ve tadı kötü diye ayrılıyorlardı sadece. Diş çıkarmanın verdiği kaşınma isteği ile herşeyi ağzına götürme güdün tavan yapmıştı. Buna annenin çenesi de dahil :) Bazen salyaların yüzünden sırılsıklam olan elbiselerini değiştirdiğimiz oluyordu. 

Fonkiyonel bir diş kaşıyıcı bulmak hiç de kolay değilmiş. Sert, yumuşak, sulu v.s bir ton diş kaşıyıcı denedik. Hiç birisinin fataniği olmadın. Sadece Sevi bebe bakım setinden çıkan kıytırık plastik bir kaşıyıcı işimizi gördü. Parmağa takılan diş fırçası gibiydi ve epeyce oyalayıp sakinleştiriyordu seni. İkinci favorin ise pet şişelerin kapağıydı. Acil durumlarda da onu kullandık. İlerde bir kardeşin olursa bu tür bebek ürünlerine şuursuzca para harcamamaya karar verdik.

İlk dişini hemen yanında bir ikincisi takip etti kısa süre sonra. Şimdi iki tavşan dişin var altta. Yine çok kaşınıyor diş etlerin. Sanırım üst dişlerini de çıkarmak üzeresin. Korktuğumuz başımıza gelmedi çok şükür. Ne çok ateşlendin. Ne de çok huysuzlaştın. Sakin sakin iki diş patlattın. O zaman resmini çektirmedin bize hiç. Şimdiki hali böyle ;


Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Elmyra Duff

Uzun zamandır bir köpeğimiz olsun istiyorum ben. Her fırsatta söylerim annene. Annen köpeklerden çekinir. Köpeklerden hoşlanmaz diyemem sadece uzaktan sevmeyi tercih eder. Yanlarına sokulmaz, hatta bir köpek ona doğru yaklaşırsa genelde kaçacak delik arar. Bu yüzden köpek besleme sevdası bahçeli bir evimiz olana kadar rafa kaldırılmıştı. Ortaköy'de oturduğumuz zamanlarda kendimize ait bir kedimiz olmuştu. Mısırdı adı. Ona bakıp büyütmek bile ciddi sorumluluk istiyordu.Sonra anneannene devrettik o sorumluluğu. Kendimize zor bakıyorduk o zamanlar. :) Hayvan sevgisinin çocuk gelişiminde çok önemli bir rolü olduğu, evde evcil bir hayvan ile birlikte büyümenin çok olumlu katkıları oluğunu duyuyoruz, okuyoruz. Ama hali hazırda apartman dairesinde yaşarken, hakkını vererek evcil bir hayvanı sahiplenmeye hazır olmadığımızı ben de kabul ediyorum artık. Bahçeli bir eve geçersek ilerde ilk işim bir köpek almak olacak ama. Çünkü sen de benim gibi bayılıyorsun köpeklere. Şimdiye kadar tatsız b...

Yaz gibisi var mı ?

Ben yazcı biri değilim aslında. Ne melankolik bir yapım var ne de hüzne düşkünüm ama yine de sonbaharcı diyebilirim kendime. Ne kazak giyecek kadar serin, ne pişik olacak kadar sıcak olsun isterim hava. Ama seninle birlikte hayatımızda değişen birçok şey gibi favori mevsimimin de değiştiğini fark ettim. Artık ben de yazcıyım. Son bir iki gündür İstanbul'u sel götürdüğünde daha da iyi anladım sıcağın kıymetini. Çünkü sevimli tosbağamız eğer günün tamamını evde geçirmek zorunda kalırsa çok keyifsiz oluyor. Evet senden bahsediyorum. Bana kalsa geçerim TV'nin karşısına akşama kadar patlamış mısır ve film yaparım. Hatta annenle eskiden 13 saat aralıksız dizi izlemişliğimiz de vardır. :)) Artık onlar mazide kaldı zaten. Şimdi evde içine duracell kaçmış 10 kata kadar daha enerjili bir tosbağamız olduğun için, odalar arası sprintler, yastıklarla yapılan grekoromenler, attiler ve tuttiler ile yetinemiyoruz. Rutin bir şekilde anneannen seni sabah kahvaltıdan sonra ve öğle uykundan sonra ...

Uykucu Şirin

Dünyada en tatlı zaman harcama yöntemi uyku kurabiyem. Büyüdüğünde babanı daha iyi anlayacaksın. Şimdi bolca vaktin oluyor uyumak için. İleride eğer bana benzerse huyun suyun, bu kadar bol uyuduğun günleri özleyeceğinden emin ol. Sabah işe gitmek için böldüğüm uyku en kıymetlisi. Senden önce hafta sonları geç kalkma lüksümüz vardı. Artık uyumaktan sıkılınca kalkardık yataktan. Suzan hamile iken, arkadaşlara "bebeksiz hayatta en çok neyi özlüyorsunuz" dediğimizde anlaşmış gibi hepsi "uyku" diyordu. Şimdi bana sorsalar ben de uyku derim :) Şikayet etmiyorum daha çok durum tasviri diyelim buna biz. Yenidoğan bir bebek günün ortalama 16 saatini uykuda geçiriyormuş. Hastanede hemşireler seni ilk kucağımıza verdiği andan itibaren uyku düzeninle ilgili hiç sorun yaşamadık. Elimizden geldiğince uykun için bir düzen oluşturmaya çalıştık. En önemlisi bebeğe gece-gündüz kavramını aktarabilmekmiş. Biz de bunu yapmaya çalıştık. Eğer gece ve gündüz olgusu yerleşmezse gece nöbetçi...