Ana içeriğe atla

Evine Hoşgeldin Kuzum


Suzan'nın ağrıları azalmış, Doruk dünyaya alışmış, ben de evimi özlemiştim. Hafta başı işe dönmem gerekiyordu. Hazırlanıp Istanbul'a yola çıktık. İlk şehirler arası seyehati Tekirdağ İstanbul yolculuğu oldu diyebiliriz. Yol boyunca sakindi Doruk. Otomobil gürültüsünün tüm bebekleri sakinleştirdiğini biliyordum. Deneme şansımız oldu. Güzel bir yolculuğun ardından evimize vardık. Doğum öncesi uzun uzun araştırıp aldığımız arabasının portbebesinde uyuyordu. 
Hem yatak hem seyehat aracı olduğundan Doruk kucağımızda olmadığı tüm zamanları portbebede geçirdi diyebiliriz.
O günlerde farkında olmasak da hayatımız tamamen değişmeye başlıyordu. Hamilelik sürecinde bol bol okuduk. Kendimizi mümkün olduğunca hazırlamaya çalıştık. Ancak öğrenmenin sonu yok. Uygulamalı testlerimiz oldu anneanne ile. Alt değiştirme, gaz çıkarma, banyo, yatağa bırakıp-alma, uyutma, yorulmayacak şekilde kucakta taşıma.. v.s. Çoğu testten tam puan aldığımızı düşünüyorum :)

Evdeki ilk haftamız sakindi. Bezini değiştir, besle,uyut döngüsü ile geçti zaman. Henüz göbek bağı düşmemişti. Bu nedenle banyo yaptıramadığımız gibi alt değiştirme ve hijyen işlerinde nanniden yardım aldık önceleri. ilk alt değiştirme deneyimimiz sanırım Doruk 1 haftalıkken gerçekleşti. 

Henüz Suzan hamile iken, bebek büyütme konuşmalarımızda, en çok biz işteyken ne olacak sorusu kafamızı kurcalardı. Her ikimiz de çalışıyoruz. 3 ay sonra da Suzan'ın hamilelik izni bitecekti. Ya sonra ? Benzer sorunu yaşayan başka arkadaşlarımız da olmuştu.  Genellikle 3 alternatif çözüm var. Birinci grup bakıcı tutmayı denedi. Sertifikalı, alanında iyi yetişmiş insanlar var bu işi yapan. Maliyetleri ve güven sorunu nedeniyle şahsen benim tercih edebileceğim bir yöntem değildi. Diğer grupta baba ya da anne işinden ayrılmak zorunda kalıyor. Süt bebekliği dönemi olduğundan genellikle anneler iş bırakıyor. Buna da şansımız yoktu. Ciddi maliyetleri olan bir hayatımız var. Son alternatif grup ise anneanne ve babaannenin torun sevgisine sığınan küçük ama mutlu azınlıktı. Çok şükür bizde o gruptaydık. 

Anneannemiz Doruk'la birlikte emekliliğini istedi. Hem işinden hem de hayatının geçtiği Tekirdağ'dan ayrılarak yanımıza geldi. Minik kurabiyesi ile ilglenmek, onu büyütmemize yardım etmek için. Torun sevgisi ve evlat sevgisinin karşılaştıralmayacak iki şey olduğunu söyler. Bunun tadı bambaşkaymış. Fırsat varken anneannemize kucak dolusu teşekkürler. İyi ki varsın nanni. 



Yorumlar

Vildans dedi ki…
Ay bu nanniler olmazsa hayatımız ne olurdu :))) iyiki hep yanımızdalar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Elmyra Duff

Uzun zamandır bir köpeğimiz olsun istiyorum ben. Her fırsatta söylerim annene. Annen köpeklerden çekinir. Köpeklerden hoşlanmaz diyemem sadece uzaktan sevmeyi tercih eder. Yanlarına sokulmaz, hatta bir köpek ona doğru yaklaşırsa genelde kaçacak delik arar. Bu yüzden köpek besleme sevdası bahçeli bir evimiz olana kadar rafa kaldırılmıştı. Ortaköy'de oturduğumuz zamanlarda kendimize ait bir kedimiz olmuştu. Mısırdı adı. Ona bakıp büyütmek bile ciddi sorumluluk istiyordu.Sonra anneannene devrettik o sorumluluğu. Kendimize zor bakıyorduk o zamanlar. :) Hayvan sevgisinin çocuk gelişiminde çok önemli bir rolü olduğu, evde evcil bir hayvan ile birlikte büyümenin çok olumlu katkıları oluğunu duyuyoruz, okuyoruz. Ama hali hazırda apartman dairesinde yaşarken, hakkını vererek evcil bir hayvanı sahiplenmeye hazır olmadığımızı ben de kabul ediyorum artık. Bahçeli bir eve geçersek ilerde ilk işim bir köpek almak olacak ama. Çünkü sen de benim gibi bayılıyorsun köpeklere. Şimdiye kadar tatsız b...

Einstein ile Maviş

Babacım günaydın. Bugün 9 Mart Cuma. Yorgun ve sıfır enerjiyle başladım güne. Şirkette manasızca otururken sana bir şeyler yazmak istedim. Sabah sen de biraz keyifsizdin. Dün akşamdan başlayan suratsızlığın sabah da devam etti. Çok yemek seçiyorsun. Daha doğrusu buna artık yemek seçmek denmez. Hamburger, pizza, makarna ve köfte. Menünde sadece bunlar var. Dün isyan edip, bunlar dışında evde hazır bulunan 3-4 çeşit yemekten hiçbirini yemedin. Açlıktan enerjin düşmüş ve sinirliydin ama yine de yemek yemedin. Sen bilirsin dedim. Sabah kalkınca sana tost yaptım, yanına da sıcak bir bardak süt. Kesin saldıracak yemeğe dedim ama hiç beklediğim gibi olmadı. Tosttan isteksiz bir iki ısırık ve yarım bardak süt. Sonunda inadın kırılıp bir şeyler yiyeceksin elbet. Her gün sana hamburger pizza yediremem oğlum. Ben de üzülüyorum ama bu işe bir müdahale etmemiz gerekiyor artık. Son tartıldığında 44 kilo olmuştun. Yaşına göre kilolusun ve   sürekli  şekerli, hamurlu şeyler yiyorsun. Abur ...

Uykucu Şirin

Dünyada en tatlı zaman harcama yöntemi uyku kurabiyem. Büyüdüğünde babanı daha iyi anlayacaksın. Şimdi bolca vaktin oluyor uyumak için. İleride eğer bana benzerse huyun suyun, bu kadar bol uyuduğun günleri özleyeceğinden emin ol. Sabah işe gitmek için böldüğüm uyku en kıymetlisi. Senden önce hafta sonları geç kalkma lüksümüz vardı. Artık uyumaktan sıkılınca kalkardık yataktan. Suzan hamile iken, arkadaşlara "bebeksiz hayatta en çok neyi özlüyorsunuz" dediğimizde anlaşmış gibi hepsi "uyku" diyordu. Şimdi bana sorsalar ben de uyku derim :) Şikayet etmiyorum daha çok durum tasviri diyelim buna biz. Yenidoğan bir bebek günün ortalama 16 saatini uykuda geçiriyormuş. Hastanede hemşireler seni ilk kucağımıza verdiği andan itibaren uyku düzeninle ilgili hiç sorun yaşamadık. Elimizden geldiğince uykun için bir düzen oluşturmaya çalıştık. En önemlisi bebeğe gece-gündüz kavramını aktarabilmekmiş. Biz de bunu yapmaya çalıştık. Eğer gece ve gündüz olgusu yerleşmezse gece nöbetçi...